30 Haziran 2016 Perşembe

Şimdi ve Burada / Ego ve Zihin


''Acı ve ıstırap arzular yüzünden ortaya çıkar. Acıdan kurtulmak için arzu bağlarını koparmanız, yani arzulardan kurtulmanız gerekir.''   BUDDHA


Zihin arzular ile içsel benliğin sevinci yerine dışsal dünyada mutluluk arar.
Sürekli bir şekilde EGO – ZİHİN tatmini için dışsal engeller ve faaliyetlerle meşgul oluyoruz.
Sizin geçmiş olarak düşündüğünüz şey eski bir ŞİMDİ’nin zihinde yerini almasıdır.
Siz geçmişi anımsadığınızda, canlanmış olan hatıranızı ŞİMDİ yaşarsınız.
GELECEK ise gerçek dışı hayal edilen ŞİMDİ’dir.
AN’da kalın. ŞİMDİ’ye karşı çıkmayın.
Siz an’ın varlığını zihninizle değil bilincinizle anlarsınız.
Onu algıladığınız an yaşamınızdaki her şey bir anda değişir. Renkler daha canlı, olaylar daha net anlaşılır hale gelir.

Hepiniz DUALİTE içinde varolmanız gerektiğine şartlandırıldınız.
GEÇMİŞ ve GELECEK sadece bir illüzyondan ibarettir.

Aslında geçmişte, gelecekte ŞİMDİ’de oluyor.



Önce kabullenmeyi öğrenmelisiniz. Şimdiki anda her ne oluyorsa onun kendi seçiminiz olduğunu bilin. Daima onunla paralel çalışın, ona direnmeyin.

Bir çok insan ya çocukluk yıllarında ya da yakın geçmişte olsun, bir biçimde acı deneyimler yaşamıştır.Yapılması gereken acı ile özdeşleşip onu zihninizin bir parçası yapmak yerine, onu kabul edin. Sizin gelişiminize katkıda bulunduğunu bilin ve serbest bırakın gitsin. Tekrar tekrar ona geri dönüp yaşamınızın sorumluluğunu ona yüklemeyin. Onu kesinlikle güçlendirmeyin. Aksi taktirde,  tüm bedeninizde kontrolü ele geçirmeye başlar. Her defasında siz bilinçsizce bu acıyı daha fazla kendinize çekersiniz.
Yaşamınızda her şey buna bağlı olarak ters gitmeye başlar. Bu durumu bilinçli bir şekilde sürdürmek ÇILGINLIKTAN başka bir şey değildir.
Acı onun farkına varmanızı hiçbir şekilde istemez. Onun farkındalığına geçtiğiniz an gücü azalır. Aslında o zihnin bir illüzyonundan başka bir şey değildir. Eğer ona bilincinizin ışığını doğrultursanız, acı azalıp yok olmaya mahkumdur.
Çünkü o AN’da yaşayamaz.
O geçmiş hatıralar ile beslenir.
Bazen çoğumuz yaşamımızda birilerine kızar, onlara öfke duyarız.
Bu bilincin azalıp, bilinçsizliğin ortaya çıkmasıdır. Acı biz haline, bizim benliğimiz haline gelmiştir.
ÖFKE ile ACI birbirlerini besleyen çok yakın arkadaştırlar.
Önce içinizde olumsuz enerji alanında bulunan ACI’yı hissedin.
Onu bilinçli olarak gözlemleyin.
Ona bir anlam yüklemeyin veya düşünmeyin.
Sadece onun orada olduğunu bilin.
Acı yeri tespit edildiğinde huzursuz olmaya başlar. Tabi ki burada onu gözlemlemekte olan İÇSEL BENLİĞİN de farkında olun. İçsel benlik tarafından  hissedilen acı artık eskisi kadar güçlü olmayacaktır. Çünkü benliğin AN ‘ da ki farkındalığı onun enerji alanını azaltır.
AN’daki farkındalık ACI’yı etkisiz hale getirir.

Korkular bizim gizli kalmış duygusal acımızın birer parçasıdır.
Bizim  tehlikelerden korunmak için korkulara ihtiyacımız yoktur.
Aslında tüm korkular EGO’nun yok olma korkusudur. Ego başkaları üzerinde kontrolü elinde tutmak ister.
Dünya üzerinde çıkan tüm savaşlar EGO’nun birbiri üzerinde hakimiyet kurma yarışıdır.
Eğer bizler zihnimizle özdeşleşmeyi bir kez bırakırsak, üstünlük sağlayıp sağlayamamak ve haksız olup olmamak içsel benlik açısından pek fark etmeyecektir, bu durumda haklı çıkmak için gereksinim duyduğumuz bilinçsiz istek yok olacaktır. Böyle olunca ne hissettiğimizi belirtmek isteyebilir fakat şiddete başvurulmayacaktır.

İçimizdeki sahte kimlikle özdeşleşmeyi bırakarak egonun varlığını azaltırız.
Kendinizi sadece zihinle tanımlamaktan kaçınmak için ZAMAN YANILSAMASININ farkında olun.
Zaman devreye girmedikçe zihin ortaya çıkamaz.
ZİHİN AN’I YAŞAMAYI SEVMEZ.
ZİHİN GEÇMİŞ SORUNLARI VE GELECEKLE İLGİLİ ENDİŞELERİ SEVER.
Zamanı onun elinden alırsak zihin savunmasız kalır ve sessizleşir.

Şimdi size bedeninizi AN’da demirlemeniz için bir meditasyon vereceğim.
Bu yoğunlaşmayı günün her saatinde yapabilirsiniz, çünkü zihninizi susturmak için gözlerinizi kapatmanız gerekmeyecek.
Bulunduğunuz ortam neresi olursa olsun herhangi bir objeye tüm dikkatinizi verin.
Genelde bu herhangi bir çiçekli bitki de olabilir.
Bitkinin çiçeğinin tüm detaylarını en ince noktasına kadar inceleyin.
Dikkatiniz ne kadar yoğunlaşırsa zihniniz bir o kadar sessizleşecek. Bu dikkat odaklanmasının bir anında çiçeğin renginin git gide daha canlı bir hal aldığını göreceksiniz. Sanki daha önce görmediğiniz tüm incelikler bir bir algı alanınıza girecek. Belki ŞİMDİ’ye kadar  dikkat etmediğiniz çiçeğin moleküler yapısını bile algılar hale geleceksiniz.
Bir anda çiçek size çok boyutlu gözükür hale gelecek.
Bu deneyim size sanki bu çiçeği ilk kez görüyormuşsunuz izlenimini yaratacak.

Diğer bir ŞİMDİ uygulaması da sadece bulunduğunuz yere odaklanmaktır. Tüm dikkatinizi oraya verin. Farkındalığınıza giren detayları hissedince çok şaşıracaksınız.

Deneyin ve görün…

Şimdi dışında hiçbir şey varolamaz.
AN’ı yaşayın.
GEÇMİŞ ve GELECEK ŞİMDİ’de varolur.
AN’dan başka zaman yoktur.
Zaman algınızı zihninizden uzaklaştırın ve yaşamınızı nasıl etkileyeceğini bir gözlemleyin.
Ben bu yazıyı ŞİMDİ yazıyorum.
Sizler bu bilgileri ŞİMDİ okuyorsunuz.
Ben ve siz bu paylaşımı ŞİMDİ yapıyoruz.
Unutmayın ŞİMDİ tek gerçektir.

AN’da hoşçakalın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme