29 Haziran 2016 Çarşamba

Holografik Realite

Tüm canlıları, evrenin tüm boyutları ile birbirine bağlayan, gözle görülemeyen fakat algılanabilen SONSUZ büyük bir güç kaynağı vardır.

   Bu Güç BİLİNÇ’tir.

Bilincinizin genişliği kendinizi, diğer insanları, olayları ve yaşadığınız  çevreyi anlama, algılama ve sahip olduğunuz farkındalıkla düz orantılıdır.

   Eğer bir karış bir bilince sahipseniz, bu yazıyı okuduğunuzda bir karışlık anlama kapasitesine sahip olursunuz. Çevrenize ve karşılaştığınız olaylara karşı bir karışlık farkındalık hali içinde bulunursunuz.

     Bunun tam aksine, bilincinizi biraz genişletebilirseniz, okuduğunuz bu yazıyı çok daha kapsamlı anlar, çevrenizin ve olayların hakkında çok daha fazla uyanıklık ve farkındalık içinde olursunuz.

   BİLİNÇ zihnin, düşüncenin  ve maddenin özünde bulunan saf, değişken bir titreşim frekansına sahip bir enerjidir.

   Peki bu bilinç gücünü nereden alıyor?


   Aslında MADDE Yoktur. Madde denilen şey % 99.999 BOŞLUKTUR.

   Son derece akıllı ve bilinçli olan bir GÜÇ tüm maddenin özündeki bir atom parçacığının titreşimini ve evrendeki tüm güneş sistemlerinin bir arada durmasını sağlar.

   İçinde yaşadığınız dünyayı fiziksel olarak algılıyorsunuz, fakat o tamamen bir frekansın ürünüdür. Aynı frekansta titreşen her şey birbirini fiziksel olarak algılar. Yüksek titreşimli frekanslar düşük titreşimli frekansları algılar, fakat fiziksel olarak göremez. Aynı durum düşük frekanslı titreşimler içinde geçerlidir.

   Siz ruhlar aleminin enerji boyutunda birbirlerini enerji olarak mı algılıyor zannediyorsunuz? 

   O boyutta bulunan varlıklarda birbirini fiziksel olarak algılar.

   Unutmayın, tıpkı radyo frekansları gibi aynı düzeyde titreşen tüm varlıklar birbirleri ile REZONANS’a geçerler.

   Eğer maddenin titreşimsel frekansını yükseltirseniz onun fiziksel yapısı da değişir.

   Holografik görüntü sağlayan televizyonlar çok yakında hayatımızda yerini alacak. Aslında, yaşadığınız dünya da sizin iç dünyanızın dışa vurumu diğer bir deyişle HOLOGRAM’dır.
 
   Bu yansımanın en küçük parçası bile BÜTÜN OLAN’ın birer küçük versiyonudur.

   Unutmayın herkes ve herşey birbiriyle bağlantılıdır.
   Eğer geniş bir farkındalığa sahipseniz bir küçük parçayı incelediğinizde BÜTÜN’ün kendisini de algılarsınız. Bu Bütünü, bu Hologramı ayırmaya kalkarsanız ayrı bir parça bulamazsınız.
   

    Diyelim ki, bu küçük parçalardan birini alıp değişime uğrattınız, o zaman BÜTÜN’üde değişime uğratmış olursunuz.

    BİLİNÇ evrenin özüdür.

   Maddenin evrenin özü olduğu inancı insanlığın korku, endişe ve hırs gibi düşük frekansa sahip olan duygularını beslemektedir.

   İnsanlık bilinçsizce maddenin önemli görüldüğü fiziksel dünyaya özeniyor. Halbuki esas olan duygu, düşünce ve davranışlardır.

   Frekansı düşük olan duygular içine girildiğinde bu durum diğer fertleri de etkilemeye başlar.

   Sizi AN’ı yaşamaktan koparıp, düşük bir titreşim düzeyine çeker.

   Siz geçmiş ve gelecek arasında bulunan gerçek zamanı, yani ŞİMDİ’nin varlığını zihninizle değil, ancak BİLİNCİNİZLE anlarsınız.

   Sahip olduğunuz inanç kalıpları geleceğinizi şekillendirir. Her yaydığınız duygu ve düşünce frekansı realitenizi oluşturur. Eğer realite bir hologram ise, her an onun oluşumuna yardım ediyorsunuz, demektir.

   Sizler geçmiş ile gelecek arasında ancak bilinciniz ile AN’da kalırsınız.

    Bilgi aktığı yerde bir etki alanı yaratır. Eğer bu negatif yönde ise yarattığı alan kaos ortamı olur. Bilinçli bir şekilde yönlendirilen bilgi akışı ile dünya düzeni bile karışabilir. Nitekim bu planı gerçekleştirmeye çalışan bir çok örgütlenmiş insan topluluğu mevcuttur.

   Atomaltı boyutta realite, onu gözlemleyenin niyeti yönünde hareket eder.

   Evren atomaltı gücün bir dengesini ifade eder. Atomaltı parçacıkları enerjinin ve bilginin evrende ışık hızı ile gidip gelmesidir. Eğer alanı etkilerseniz içinde ki atomlarıda etkilersiniz.

 İnsanda atomdan meydana geldiğine göre duygu ve düşünceleri ile alanı etkiler. Her şey birbiri ile bağlantılı olduğu için fiziksel realitede değişir.
 

   Bilinciniz kim olduğunuzu, ne olduğunuzu ve fiziksel realitenizi yansıtır.

   Yaşadığınız dünya ENERJİNİN FREKANS ARALIKLARININ DAHA KÜÇÜK BİR FREKANS ARALIĞIDIR.

   EVREN BİLİNÇTEN OLUŞUR.

   İnsanın olmadığı yerde evren olamaz, çünkü insanın rolü onu gözlemlemektir.

   İnsan yaşadığı her an  evreni oluşturduğundan onun sınırlarını hiçbir zaman keşfedemeyecek. Çünkü devamlı bir şekilde evreni gözlemleme durumundadır.

   İnsan maddenin moleküler ve kuark seviyesinden kontrolünü yapıp her an realitesini yaratıyor.

   Şimdi sizlere BİLİNÇ farkındalığınızı artırma meditasyonu vereceğim. Bu bilinç düzeyine  gece uykuya dalmadan önce veya sabah uyanır uyanmaz geçerseniz vücudunuzun BAĞIŞIKLIK sistemini güçlendirirsiniz.


   Önce gözlerinizi Kapatıp, dikkatinizi yoğunlaştırıp zihninizi sessizleştirmeye başlamanız gerekir.
   Zihin sessizleşmeden önce düşünceler arka arkaya belirmeye başlar. Bu gayet doğaldır. Kesinlikle onlara direnmeyin ve takılmayın. Bırakın tüm düşünceler gelsin, onları sadece tarafsız olarak gözlemleyin.
  Daha sonra, zihniniz yavaş yavaş sakinleşmeye başlar. Bir an gelir, kendinizi düşüncenin olmadığı farklı bir boyutta hissetmeye başlarsınız.

   Bu his yoğunlaşmanın 1. evresidir.

   Şimdi, ilk olarak tüm dikkatinizi ellerinize verin. Ellerinizin tamamen bilincinde olun.
Elleriniz de karıncalanma hissi duymaya başlarsınız.

   Sonra sırasıyla, dirsek, kol ve omuzlardan geçip başınızı, oradan aşağıya inip bedeninizin tüm bölümlerini BİLİNÇLE doldurun. Bu işlemi bedeninizin her bölümünde 15 saniye kadar kalıp ayak parmak ucunuza kadar yapın. Tüm bedeniniz bilinçle dolsun.

   Bedeniniz yavaş yavaş hafiflemeye başlar ve enerji tüm bedeninizi kaplar. Bu enerjiyi ayaklarınızdan baş ucunuza ve tekrar başınızdan ayak parmaklarınızın ucuna kadar hızlı bir şekilde yönlendirin. Şimdi tüm bedeninizin titreşiminin artmaya başladığını görürsünüz.

    Düşük titreşim frekansına sahip olan tüm duygular ve fiziksel rahatsızlıklar bulunduğunuz boyutu terk etmek zorunda kalırlar. Çünkü onlar ancak kendi düzeyinde ki enerji frekansları ile rezonansa geçebilirler. Yüksek titreşim düzeyine geçen bedeniniz rahatlamaya başlar ve siz gözlerinizi açtığınızda kendinizi çok enerjik hissediyor olursunuz.

   Deneyin ve görün…
 
   Umarım ki tüm yaşamınız ve bedeniniz bilinçle dolsun…
 
    Şimdilik sohbetimizi burada kesiyor, tekrar buluşmak üzere her birinize bol farkındalık diliyorum.

   Hoşçakalın…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme