17 Ağustos 2016 Çarşamba

Biz O'nun Zihnindeyiz...

Sebepleri öğrenmek isteyerek delirmenin eşiğinde yaşadım. Çaldım ALLAH'ın kapısını.
Kapı açıldı ve gördüm ki içerden çalmaktaymışım.
Mevlana Celaleddin-i Rumi

Bence, Mevlana'nın söylemiş olduğu bu cümle tüm hakikatı açıklığıyla ortaya koyuyor.



Tüm zamanlar da olan biten herşey aynı anda ve aynı yerde oluşuyor. Fakat, nasıl bir titreşim düzeyidir ki biri birine karışmıyor. Kimi zamanlar yaşam, kimi zamanlar ölüm deneyimleriyle yoğrulan insan hala kendini holografik bir yanılsama içinde yaşam-ölüm oyunlarıyla kandırıyor.

Fakat, dairesel döngünün son ve en zorlu dönemecine geldik. Bu tur biraz farklı olacak. Çünkü, dairenin bu düzeyinde yeni insanla birlikte yeni farkındalık oluşuyor.
Burada ayrılık yok, sadece bütünlük ve birlik sevinci var. İçinde olduğumuz düzey TANRISAL ve çok boyutludur. Adeta bir ayağımız yerde, diğeri boşlukta ve her adım bizi yeni bir farkındalığa çekiyor.

Artık, nerede olduğunun farkında olan yeni insan türü, yaşamın ve ölümün olmadığı yeni varlık farkındalığında hastalık illüzyonundan  da kurtulacaktır. Sanki yepyeni bir oyun sahası ve hayal bile edemediği bir mutluluğun, tüm istek ve arzularının anında gerçekleştiği pırıl pırıl bir platformun üzerinde olan bize ne mutlu!

Evet, her birimiz zamanın bariyerlerini aşmak üzereyiz ve aştığımız an nerede olduğumuza uyanacağız.

Biz Tanrı'nın zihnindeyiz.

Biz O'na, O bize bu derece yakın.

Bu duyguları BİLME halinde olduğumuz an, yeni deneyimler de bu bilme hali ile UYUMA geçer ve biz bu his uyumu ile MUCİZELERİ oluşturmaya başlarız.

O'nun zihni ile kendi zihnimizin uyuma girdiği an, yerel realitemizin oluştuğu an'dır.
Ne ve nasıl olmak istiyorsak, önce olalım ki bu titreşim kendine uyan deneyimi karşımıza çeksin.
Sonuçtan oluşan iki düzey arası uyum, bize deneyimlememiz için nedenleri oluşturmaya başlar.

Biz O'nun zihninde ne yaşar ne de ölürüz.
Sadece, varlığımızı hissederiz.

Yaşadığınızı mı Sanıyorsunuz? adlı kitabımdan alıntıdır. Sayfa 69 - 70



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme