19 Eylül 2016 Pazartesi

Bilinçaltı Olumlama Tekniklerinin En Mükemmel Hali!!!

Olumlamalar bilinçaltımızdaki birikmiş duygu, düşünce ve inanç sistemlerimizi etkilemekte ve hatta değiştirmekte en etkili tekniklerden biridir.
Fakat bugüne kadar bize verilen olumlama tekniklerinde de ZAYIF BİR HALKA var ve daha iyi etki etmesi açısından küçük bir revizyonu gerek gördüm.


 Yıllardan beri kullandığım bu afirmasyon tekniklerinin bilinçaltımıza etkisinin uzun zaman almasının nedenlerini gözlemledim. Bu süre kişiye özel olarak değişir. Bu süreyi daha hızlı ve etkisini daha güçlü yapmanın yollarını araştırdım. Evrende var olan her şey bir enerjiden ibaret olduğuna göre ortada bir UYUM meselesi olması gerektiğini düşündüm.
Bunu tekrar söylüyorum, aynı radyo frekanslarının ayarlanması gibi tüm duygu ve düşüncelerinizi, buna kesinlikle bedeniniz dahil, yaratmakta olduğunuz oluşuma ayarlanması gerekir. Aksi taktirde, aynı radyo frekanslarındaki CIZIRTILAR gibi sağlıklı sonuç elde edemezsiniz. Eğer, tekrar edilen kelimelerin bilinçaltımıza etkisi isteniyorsa ki böyle olmalı, o zaman kelimeler fiziki olarak bu boyuta hitap etmemeli. Dediğim gibi, ortada bir etkileşime geçememe daha doğrusu hedefe varamama sorunu olduğunun farkına vardım. İÇSEL benliğimiz farklı bir frekansta olduğundan fiziksel olarak yapılan mırıldanmaların pek etkisi olmuyordu. Beni bu farkındalığa iten diğer bir faktörde, gece uykuya dalmadan önce yapılan olumlamaların beynin THETA frekansına geçerek daha etkili sonuçlar almış olmamdı.

Demek oluyor ki, bilinçaltımıza farklı frekansta etki etmeliydik. Bundan dolayı, olumlamaları beynimin içinde farklı bir boyutta tekrar etmeliydim. 3.Boyut realitesinde ağzımızı kelimeleri ifade etmekte kullanırız. Bu kelimeler fiziksel ortamda kulağın duyması daha doğrusu bu frekansta kulakla rezonansa girmesi için ses şeklinde çıkar.
Aynı aracı kullanarak farklı frekansta bulunan kaynağı nasıl etkileriz ki? İşte bu soru cevabın anahtarıdır.

 ‘GÖRÜNTÜLÜ DÜŞÜNCE, KELİMELİ DÜŞÜNCEDEN ÖNCE GELİR.’ Kant

 Öyleyse tekrar edilen olumlamalar ağzımızı hiç kullanmadan hatta tamamıyla iç görümüzle yapılmalıdır. Sanki iç dünyamızda bu kelimeleri görmüş ve okuyoruz, şeklinde olmalıdır. Bunu ağzınızı hiç kullanmadan gözünüzle kitap okumaya benzetin. Zihin sessizleşip tekrar edilen kelimeleri zihnimizde fotografik olarak görürsek bilinçaltımıza etkisi çok daha hızlı oluyor. SONUÇLAR çok çabuk geliyor.

Şimdi bu işlemi daha basit ve daha anlaşılır hale getirelim…

  OLUMLAMALARI KISA VE NET TUTUN. MIRILDANMA YERİNE İÇ GÖRÜNÜZDE FOTOGRAFİK BİR GÖRÜNTÜ OLUŞTURUN. 
DİĞER BİR DEYİŞLE, GÖRÜNTÜLÜ DÜŞÜNÜN. Sadece içsel benliğinizle görün ve bu kelimeleri tekrarlayıp durun. İlk başladığınız zaman eski alışkanlıklarınızdan dolayı zihniniz araya grip dilinizi kullanmanızı söyleyecektir. Çünkü ona göre siz sadece bedenden ibaretsiniz. YILMAYIN, DEVAM EDİN…

 Bunun pratiğini en güzel kitap okurken yapabilirsiniz. Sadece gözlerinizi kullanarak kitabı okumaya çalışın. Belli bir zaman sonra artık ağız ve dilinizi oynatmaz hale geleceksiniz.  Daha sonraki aşamalarda bu tekniği bilinçaltı programlaması için kullanmaya başlayın.

Göreceksiniz ki, sonuçlar sizi ŞAŞIRTACAK. 

 DENEYİN ve GÖRÜN…

Şimdi artık BÜYÜK RESME bakıp kimsin, neredesin ve neden orada bulunduğunu sorgulamaya başladın. YAŞAMINI SİL BAŞTAN DEĞİŞTİRMEK için sınırsız kaynak ve zamana sahip olduğunu idrak ettin. Bundan sonra seni SEN yapmaktan mutlu eden sana enerji veren işlerin peşinden gitmeyi seçeceksin. Kendinden çok diğer insanlarla nasıl paylaşıma girebileceğini araştıracaksın.
Yaşamında sürekli karşına çıkan sorunların kaynağını çok iyi anladın.
Varoluş nedenini gerçekleştirip, yaşamını doyum verici hale getirmek için harekete geçecek misin?
Varoluş nedenini gerçekleştirmek için içsel benliğinin potansiyelini bulabilecek misin?
 Tüm bu soruları kendine sorup cevaplamaya çalış. Cevaplar o kadar çabuk gelecektir ki, yaşamını tekrar inşa etmek için sabırsızlanacaksın. Yaşamını tekrar inşa etmeye karar vermeden önce yaşam amacını netleştirmek için METAFOR çalışması yapın. Zihninde beliren resimleri iyice anlamaya çalış.

 Unutma, GÖRÜNTÜLÜ DÜŞÜNCE TEKNİĞİNİ UYGULA.

Zihninde canlanan metaforun neye benzediğine iyice odaklan.
Yaşam sahnende kimler var?
Sana karşı tavırları nasıl?
Bu olanlar karşısında senin tavrın ne?
Bu yazıyı okuduktan sonra bu resimlerde değiştirmen gereken neler var?

Artık yaşamının KAPTANI sensin.
 Endişe, korku, hırs ve daha birçok duygunun gerçekten farkında olmak, sana nasıl bir güç veriyor?

Bunu iyice gözlemle.

 Yaşam sahneni yeniden düzenliyorsun. Yenisi ile eskisi arasındaki farkın ne olduğunu anladıktan sonra değiştirdiğin yeni resim sana ne gibi olasılıklar doğuruyor olduğunun farkında ol ki yeni fırsatları göresin.
Artık bundan sonrasına sen karar ve yön vereceksin.
Ben sadece ışığı açtım…
İÇERİDE Kİ SÜRPRİZ PARTİNİN TADINI SEN ÇIKARACAKSIN…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme