20 Mayıs 2016 Cuma

Bence okullarda BİLİNÇALTIMIZI KULLANABİLME TEKNİKLERİ ders olmalı...

Evet, tüm dünyada ki okullarda BİLİNÇALTI KULLANMA TEKNİKLERİ zorunlu ders olmalı!
İnsanoğlu çıkmaz bir yola girdiğini ne zaman farkedecek?
Tüm zamanlardan beri, hücrelerimize kadar nüfuz etmiş saf ve net olmayan bilgilerin depolanmış olduğu bilinçaltımız, biz insanları nasıl birer kölesi haline getirdiğini ne zaman algılayacağız?
Beynimizin BETA beyin dalgası yaydığı günün neredeyse 23 saatinden fazla olan zamanında, beynimizin sayısal sol bölümünü kullanıyoruz. Bu zaman diliminde hayatımızın kontrolünü sadece ve sadece %10 oranında elimizde tutabiliyoruz.
Ne kadar KADER kurbanı olduğumuzun farkında bile değiliz!
Halbuki yaşamımızı, yine bize ait olan fakat kullanmayı bilmediğimiz BİLİNÇALTIMIZ, %90 oranında bizim olumsuz duygu, düşünce ve inanç kalıplarımızın oluşturduğu his ve duygularımıza uyan olaylar ve kişiler eşliğinde yönetiyor.
Bu bizim istek ve niyetlerimizin oluşmasını istediğimiz oran sadece %10.
Geriye kalan %90 kendi başına oluşuyor.
Aslında ne kadar korkunç bir durum, değil mi?

Hayatımız yokuş aşağı freni patlamış bir araç gibi sürüklenip gidiyor ve biz sadece seyredip KADER kavramına sığınıyoruz.
Her gün 40.000'i aşkın bilgi yağmuruna maruz kalıyoruz. Bunlardan çok az miktarının farkında olabiliyoruz. Geri kalan kısım, tüm farklı zihinlerin filtresinden geçmiş,  farklı bireylerin doğru kabul edip  öğretilmiş ve çoğunluk tarafından kabul görmüş bilgilerin hurda deposu haline gelmiş durumda.
Bu sahip olduğumuz düzensiz arşiv deposu, bizim kontrol edemediğimiz olumsuz duygularımızın birer mıknatısı olduğundan, kendi kendine oluşan yaşamın bu karmaşık yapısı içinde didinip duruyoruz.
Peki bu KISIR DÖNGÜDEN, bu ÇIKMAZ SOKAKTAN nasıl kurtuluruz.?
İlk olarak atmamız gereken adım, KARAR VERMEKTİR.
Yaşadığımız her ne ise bize fayda sağlıyor mu?
Yaşamdan keyif almak yerine ıstırap mı çekiyoruz?
Artık keyif alarak, kendinize''sevdiğim işi yapıyor ve birilerine ön ayak oluyor muyum?'' diye sorduğunuzda, cevabınız '' hayır'' ise hemen hiç vakit kaybetmeden beyninizin gizemli arşiv depo kapısının anahtarını aramaya başlayın. Anahtarı bulup kapıyı açtığınızda ise  iş bitmiyor. Raflarda ki bilgilerin karışıklığı ve çokluğu karşısında şok olursunuz. Fakat öyle karmaşık gözükse de doğru kullanım kılavuzu ile bilgileri önem sırasına göre ele alıp, aynı bilgisayar programlarında olduğu gibi, geriye olumsuz olanları silme ve yerine İSTEKLERİMİZİ kaydetme işlemi kalıyor. Burada TÜMÜNÜ SİL butonu olmasa dahi, temel olumsuz inanç kayıtları, benzer benzeri çeker yasasıyla, birbirini tetikleyip beraberinde alır götürür. Boşalan yerlere de niyet ettiklerimizi kaydederek aynı işlem sırasına göre benzerleri de yan yana depolanır.
Şimdi artık düzenlenmiş ve kontrol altına alınmış arşivlerin, bilinçli his ve duygu kontrolüyle yaşantımıza çıkarma eylemi kalır.
Bu arşiv deposu sürekli denetlendiğinde, TÜM YAŞAMIMIZ BİR ZİHİN CEHENNEM HURDALIĞINDAN KEYİFLE GEZİLECEK CENNET KÜTÜPHANESİ haline gelir.
Haydi insanoğlu!
Artık kendi CENNET KÜTÜPHANELERİMİZİ kuralım...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme