26 Mart 2018 Pazartesi

Yazıyı Okumadan Sakın Önyargıya Kapılmayın! Dileğimi Düşünce Hızında Nasıl Gerçekleştiriyorum?

Şimdi konu başlığına baktığınızda, öffff hepte aynı şeyler dediğinizi duyar gibiyim.
Ancak burada okuyacaklarınız hokus pokus falan değil.
Tamamen bilimsel araştırmaların vardığı bir sonuç.
Bu yazıyı okuduktan sonra kilo sorunu olanlar tüm o diyetlere rağmen neden sonunda yine kilo aldıklarını, parasal sıkıntısı olanların geliri arttıkça neden giderlerinin de bir o kadar arttığını daha net görebilecekler.

Çünkü bu gerçeğin farkına vardığım andan itibaren düşüncelerim adeta hayal gibi karşıma deneyim olarak çıkmaya başladı.
Dileklerime olan inancım kadar ve kendimi nasıl gördüğüme bağlı olarak dileklerimi karşımda deneyimlemeye başladım.
Deneyimleyemediklerimin üzerinde de başarıncaya kadar çalışıyorum.
Şimdi gelelim gizli gerçeğe!
Kendinize olan ÖZ İMAJINIZ nedir?
Yani diğer bir ifadeyle, kendinizi nasıl biri olarak görüyorsunuz?
Mesela uçaklardan size bir örnek vermek istiyorum.
Diyelimki, İstanbul'dan kalkan bir uçak Roma'ya gidiyor.
Bu uçağı otomatik olarak kontrol eden bir sibernetik kontrol mekanizması var.
Uçağın pilotu tüm uçuş boyunca kokpitte oturmak zorunda değil aslında.
Çünkü uçak türbülansa girip rotası şaşsa da bu sibernetik mekanizma uçağı tekrar doğru rotasına sokar ve uçağı sonunda gitmeyi hedeflediği şehir olan Roma'ya indirir.
Sibernetik kontrol sistemi de bir programın sonucu uçağı yönetir.
Termostat mekanizmasını bir de ele alalım.
Termostatlar mesela evdeki ısıyı 24 dereceye ayarladıysanız bu termostat ısıyı sürekli 24 derecede tutar.
Pencere ya da kapıyı açtığınızda içerisi soğumaya başladığı an tekrar devreye girerek içerisini tekrar 24 dereceye yükseltir.
İşte sibernetik mekanizma herşeyi böyle kontrol eder.
Gelelim bu sistemin insandaki versiyonuna.
Hepimizin beyninde bizim paradigmaların oluşturduğu kendimize olan inancımıza bağlı bir sibernetik mekanizma vardır.
Bu mekanizma genlerimizde bulunan ve sürekli maruz kaldığımız günlük 65.000 bilgi kirliliğinden oluşan paradigmaları oluşturur.
Paradigma belli sayıdaki düşünce ve duyguların oluşturduğu ve insanlar tarafından gerçek olarak görülmeye başlanan kabul edilmiş şartlanmadır.
Bu paradigmalarla programlanmış olan sibernetik mekanizmamız bizim öz imajımızı oluşturmaya başlar.
Eğer biz geçici olarak bazı dönüşümler yaşasak dahi bu sibernetik paradigma mekanizması asıl inancımızı yerine getirmek için hemen devreye girer ve eğer kilo sorunumuz varsa kilomuzu yine kendimizi asıl gördüğümüz kiloya getirmek için var gücüyle çalışır. 
Sonuç olarak, uçaklardaki mekanizma misali bizleri asıl rotaya sokarak belirlenmiş hedefe götürür.
Bu mekanizmanın farkına vardığımız ve asıl kendimizi nasıl gördüğümüzün farkına vardığımız anda mucizevi dönüşümler başlar.
İşte asıl ANINDA DÖNÜŞÜM budur.
Tüm gerçeğimizle kendimizi nasıl gördüğümüzü bilmemiz gerekir.
Bu imajımıza olan inanç skalamızı çok iyi belirlememiz gerekir.
İşte tüm kilit nokta burada varolur...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme