7 Mayıs 2017 Pazar

Işık Hızında YARATIM! Kimsenin beklemeye Tahammülü YOK...

Evet!
Kimsenin beklemeye ne zamanı var ne de tahammülü...
İstediğimiz yaşamı yaratmak için verilen bilgilerin bombardımanı altındayız.
Sonuç?
Tam bir hayal kırıklığı!




Peki neden?
Çünkü artık kimsenin beklemeye tahammülü KALMADI.
Uzun zaman alan olumlamalar, uzun süreli yapılan meditasyonlar sonucu istediğimiz yaşamı adım adım yaratıyoruz.
Ancak çoğumuz bu uzun soluklu alıştırmalardan ruhen ve bedenen yorulmuş durumda.
Çözümü var mı ki?
Evet.

Size vereceğim bu bilgiyi çok dikkatli uygulamanızı tavsiye ederim.

Çünkü zaman diliminde algıladığımız bu yaşam deneyimlerimiz bize istediğimiz yaşamın da belli bir zaman içinde olacağını şartlandırmıştır.

Paradoks olarak, eğer zamanı aradan çıkarırsak bu yaratım an içinde olacaktır ancak düşük titreşim dünyamızın frekansında bu denli yüksek frekansta yaratmak fiziksel sorunlar doğuracağından adım adım yapmamız ve belli aşamalar içinde yaratımı hızlandırmamız daha iyi olacaktır.

Bir limonun içinde kaç çekirdek olabileceğini tahmin edebiliriz ancak o çekirdeklerin içinde kaç limon olabileceğini asla tahmin etmemiz mümkün değildir.

Bizlerin de sonsuz potansiyel olasılık hallerimizin sayısını bilmemiz imkansızdır.
Bu olasılıkların içinde an içinde hazır ancak düşüncelerimizin yoğunlaşıp aktive ettiği belli hallerimiz vardır.
Her biri şimdi ve burada, düşünce ve duygularımızın yoğunluğuna göre karşımıza deneyimlerimiz olarak çıkmaktadır.

Şimdi gelelim yaratımı çok hızlandıracak bu bilgiye!

Eğer istek ve niyetlerimizin anında gerçekleşmesini istiyorsak yoğunlaştığımız, olmasını istediğimiz düşüncemizi zamanın olmadığı bizim saf enerji düzeyimizi temsil eden elektron ya da nukleusun içine kaydetmemiz gerekir.

İyice yoğunlaştığımız ve elektronumuza yüklediğimiz düşüncemizin zamansızlık algısında gerçekleştiğini bilmemiz yeter.
Zamanın olmadığı ve bizim saf varoluşumuza yüklediğimiz bu enerjiyi iyice hissetmeli ve olmuş olan o halimizin farkındalığına geçtiğimizi bilmemiz yeter.
Kalp çakramızda hissettiğimiz bu oluşumun deneyimimize akması ise an meselesidir...

1 yorum:

  1. olmasını istediğimiz düşüncelerimizi zamansız mir ortamda mı hayal etmemiz gerekiyor? bunun için daha açıklayıcı bir makale yazabilir misiniz? tsk

    YanıtlayınSil