24 Mayıs 2017 Çarşamba

Bilimsel Kanıt: Anında Yaratım için Bilinç Kalibremiz 500+ Olmalı!

Günümüzün en önemli Enerji Üstatlarından biri olarak bilinen David R. Hawkins M.D., Ph.D., insanın bilinç ölçümüne yönelik araştırmalar yaptı.
Bu bilinç ölçümünü,  insanı kategorize eden 17 kritere göre belirledi.
Bu kategoride 20 ile 1000 arası bir kalibrasyon baz alınmış, yok edici güdülerden saf bilince doğru aşamalar ölçü olarak belirtilmiş.



Kişilerin kendi bilinç değerlerinden oluşan ortak bilinç düzeyi yaşadığı toplumun bilinç düzeyini oluşturuyor.
Tabii ki bu oran kişilerin düşük ve yüksek bilinç değerlerinin bir ortalaması oluyor.

Dr. Hawkins'in araştırma sonuçlarına göre Türkiye'nin 2012 öncesi bilinç ölçümü 240 değerindeymiş.
Ancak bugünün Türkiye'sinde bu değer 240'ın çok altında olduğu aşikar.

Şimdi asıl gelelim bireyler olarak kendi bilinç değerimizi yükseltmeye.

Evet, istek ve niyetlerimizi anında yaratma gücünü elde etmemiz için bilinç ölçümümüz en az 500 olmalı.

500 değer sevgi ve zararsızlık ilkesini, tüm yaşamın sorumluluğunu almayı temsil ediyor.
Bu değer ortak bilinç olarak hızla globalleşen, gelişen ve duygusal olmaktan bilince geçen bir toplumu temsil ediyor.

Bu bilinç ölçümünü oluşturan insan niteliklerini kategorize eden 17 aşamayı da kısaca belirtmek isterim.
+20 - Öfke, nefret, yok edici
+30 - Kinci, acımasız, sıfır empati
+50 - Çaresizlik, suçlayıcı
+75 - Depresif, memnuniyetsiz
+100 - Cezacı, tutsak, kurban
+125 - Kıskançlık, hayal kırıklığı
+150 - Kızgınlık, saldırgan
+200 - Güç, cesaret
+250 - Nötr, güvenli, denemeye açık
+310 - İstekli, optimist
+350 - Uyumlu, affedici
+400 - Soyut algılama, kabullenici

+500 - Sezgi gücü, sevgi ( ANINDA YARATIM İÇİN GEREKLİ ÖLÇÜM DEĞERİ)
+540 - dinginlik, haz almak
+600 - Bilgelik, kendini bulmak
+700 - Aydınlanma, ben olmak

Bu bilimsel araştırmalara göre kişinin isteklerini gerçekleştirme hızı tamamen bu nitelikleri adım adım aşmasına bağlı.
Tabii ki bu niteliğe ulaşmak ve orada dengeli bir sürekliliğe ulaşmak ise ayrı bir önem taşıyor.
Ara ara o düzeyde seyredip tekrar aşağılara düşmek tüm bu yaratım sürecine zarar veriyor.
Yaptığımız ANINDA YARATIM çalışmalarımızda tüm bu nitelikleri yükseltebildiğimiz ölçüde yaratım hızımız o ölçüde artıyor.
Çalışmalarımızı, beyin dalgalarımızı yavaşlatırken beden titreşimimizi artırarak tüm duyularımızla hali hazırda sonsuz olasılık hallerimizden en yüksek niteliğe sahip olanı farkedip yaşam gerçekliğimize çekmek üzerine yapıyoruz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme