17 Nisan 2017 Pazartesi

Bilinç Eşiğindeyiz!

Bir süre önce, yeni neslin içinde doğduğu frekans boyutuna ulaştığımızı ve bu boyutun sakinlerini yavaş yavaş rahatsız ettiğimizi yazmıştım.

Farklı bir bilinç boyutuna geçmemiz gerektiği için orada olduğumuzu ama hala eski frekansın etkisinin bu boyuta karışmaya çalışacağını da belirtmiştim.



Eğer daha fazla zorlarsak ve yeni boyutun asıl sahiplerini rahatsız ederek bulundukları aydınlık odaya karanlık getirmeye çalışmak gibi imkansız bir diretme içine girersek onların kullanmak istemedikleri ancak kullanmak zorunda olacakları hayal bile edemeyeceğimiz bir güce sahip olduklarını bilmenizi istiyorum.

Bu güç, hackerların bile çok ilkel kaldıkları bir güçtür.

Karanlık odayı bir anda ışığa boğan bir bilinç şoklamasıdır.

Burada, atomaltı parçacık düzeyimizde oluşabilecek ani şoktan bahsediyorum.

Lütfen aşağıdaki bilgiyi çok dikkatli okuyun. 
Biraz kafa karıştırıcı gelebilir!

İçinde olduğumuz frekans akımında beyin hücrelerimizin ürettiği elektrik enerjisini  beynimiz beta dalga boyuna çevirir.
Bu seviyede uzun süre kalmak bedeni yorar.
Buradaki rezonans salınımı, alıcı olan beyin hücrelerinden bir diğerine iletilir ve beden fiziksel işlevini yerine getirir.
Şu anki frekans ile aynı rezonansa girdiğimizde beyin hücrelerinin ürettiği elektriği de Theta beyin dalgasına dönüştürmeyi öğrenmemiz gerekir. Bu dönüşümü kontrol altına almayı doğuştan bilen yeni nesil kendi iç dünyalarının yansıması olarak gördükleri bizlerin de kendilerine zarar verebileceğimizi görmeye başladılar.
İşte bugüne kadar ne olup bittiğini anlamaya çalışan bu frekansın sahipleri, eski frekansın sahiplerinin diretmesini artık tolere edemeyeceklerini anladılar.

Yüksek enerji akımındaki bu frekans iki önemli noktaya bağlıdır.
1. Bu enerjiye uygulanan gerilim ve çekilen akımdır.
2 Bu frekansta gerilim arttıkça bu frekansa sahip güç artmaya başlar.

Gerilim yüksek frekansa uygulanan düşük enerji frekansıdır ki bu da aydınlığa karanlık sokmaya benzer.
Halbuki bu durumda karanlığa giren ışık karanlığı yarar.

İşte bu noktada tamda olan budur.

Moral bozukluğu ile frekansımızı düşürürsek gelecek olan yüksek gerilim her birimizi şoka sokar.
Ben bir önceki anımızı hatırlayamayacağımız bir şoktan söz ediyorum.

Bu yüzden şimdi iç yansımalarımızın dışa vurduğu bu enerji yanılsamasından kurtulmak için beden enerjilerimizi yükseltmek zorundayız.

Sadece iç dünyamıza yönelelim ve gelecek olan bu enerji akımına uyumlanalım.
Bu enerjiye uyumun gücü alıcının bu salınımdan çektiği güce bağlıdır.
Rezonansın gücü bu frekansa tam uyuma bağlıdır.

Son söz olarak şunu vurgulamak istiyorum!
 Dış dünyanın oluşumuna kendimizi kaptırarak beden enerjimizi düşürmemeye gayret gösterelim. Çünkü evrensel olarak bir güç gerilimi verilecektir.Bu gerilime ayak uydurmak herkesin kendi iç dünyasına bir çeki düzen vermesiyle doğru orantılıdır.
Şu an her ne hissediyorsak hemen kendi içimize dönüp yansımanın farkında olmalıyız. Bir yerlerde ters giden bir olgunun olduğunu görmek zorundayız. Çünkü bu frekansın sahipleri de kendi rezonans alanlarına sahip çıkmak zorundalar.
İşte bu aradaki köprüden geçebilmek ya da donup kalarak öylece bakmak her bir ruhun kendi seçimi olacaktır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme