2 Nisan 2017 Pazar

17 Saniye Saf Düşünceye Nasıl Odaklanılır?

Bir önceki yazımda, 17 saniye saf düşünceye odaklanmanın hayallerimizi gerçeğe dönüştürmesi üzerine konuşmuştuk.

Ancak aldığım mesajlardan anlaşılıyor ki bu saf düşünce odaklanma işleminin biraz daha açıklanmaya ihtiyacı var.

Hawaii Şaman Öğretilerinin temelinde bir düşünceye belli bir süre saf odaklanmanın o düşünceyi gerçekleştirmek için yaptığımız eylemlerin çok çok üzerinde bir etki sağladığını öğrendim.





Bu süreyi, araştırmaların üzerinden hesaplamaya çalışırsak önümüze şöyle inanılmaz bir tablo çıkıyor.

17 saniyelik bir düşünce odaklanması 2,000 saatlik bir eyleme denk geliyor.
Günde 8 saatlik bir çalışma süresini baz alırsak bu süre 300 günlük bir çalışma süresine tekabül ediyor.
17 saniye saf odaklanmanın katlarını hesap etmeye kalkarsak, mesela diyelim 68 saniyelik bir düşünce odaklanması inanılmaz bir eylem süresine eşit geliyor.
Bu süre 2,000,000 saatlik bir eylem süresiyle aynı etkiye sahip oluyor. Bu süreyi hiç hesaplamayalım daha iyi. Çünkü akıl almaz bir eylem süresiyle karşılaşıyoruz.

Şimdi, bu denli güçlü bir iddiayı kanıtlamak için öyle odaklandım olmadı gibi basit denemelerle çürütemeyiz.
Çünkü saf düşünce odaklanması öyle basit bir işlem değil.

Deneyin bakalım 5 saniyeden fazla bir düşünceye hiç bir zihin sabotajı olmadan odaklanabilecek misiniz? 

Ben size hemen cevabını vereyim.

Siz odaklandığınızı sanırsınız.
Ancak yıllardır bilinçdışı zihniniz 2,5 petabytes yani 1 milyon gigabytes bilgiyi öyle bir arşivlemiştir ki onların arasından olumsuzları bulmanız ve farkına varmanız imkan dışıdır.
Siz saf odaklanmanın gerçekleştiğini sanırken zihin hiç boş durmaz.
Saliselerin bile ağır kaldığı, algılanamayan bir hızda sizin odak düşüncenizi zehirler.

Peki bunun hiç mi bir çözümü yok?

Elbette var.

Uzun süreler yılmadan yapılan bilinçdışı zihin kontrol tekniklerinden sonra bilinçaltı dediğimiz o sonsuz bilgi arşiv deposu sizin hizmetinize açılır.

Sizlere biraz olsun saf odaklanmanız için bir yol vermek istiyorum.

Hayalinizi yaratmanın en etkili yöntemi, kendi yaratım senaryonuza odaklanmanızdır.

Bu da ne demek oluyor diyeceksiniz!

Hayallerimizi gerçekleştirmenin önünde biraz önce bahsettiğim zehirli düşüncelerin karışımı, submodeller vardır.
Mesela yeni bir araba hayal edersiniz ancak vergilerini ve yakıt masrafını düşünmediğiniz halde o bilinçaltı arşivinizde mevcuttur.
Bu yüzden saf odaklanmanın imkansız olduğunu size söyleyebilirim.
İşte bu yüzden hayalinizi yaratmak için hayalinizde yeni bir senaryo yaratın.

Yeni yaratılan senaryonun bilinçaltınızda bir geçmiş bilgi arşivi olmadığından emin olmanız için yapacağınız bir sağlama var.

O da hayal ettiğiniz her ne ise onun henüz tanımadığınız bir şekilde hayal edin. Yani görmediğiniz, duymadığınız bir imgeleme olsun.

Yani demek istediğim görsel bir hatırlama olması yerine imajinasyon yapın.

Hayali bir imgenin hiç bir geçmiş bilgi arşivi olamaz.

Saf ve tamamen önyargılardan uzak yepyeni bir hayalimize keskin ve beş duyumuzla odaklandığımızda o hayalimiz gerçeğe dönüşmek için atomaltı düzeyde foton ve kuarkların şekillenmesine yol açacaktır...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder