27 Temmuz 2013 Cumartesi

ALBERT EINSTEIN... KUANTUM FİZİKÇİLERİ ATEİST MİDİR?

20.yüzyılın en ünlü kuantum fizikçilerinden olan Einstein ortalama 115 IQ yani zeka oranına sahip normal insana göre 172 IQ oranına sahip üstün zekalı bir bilim insanıdır.
Einstein bilinçli veya bilinçsiz sahip olduğu beynin sağ lobunu çok güçlü bir şekilde kullanabiliyordu. Allah'ın kendisine verdiği bu lütfu yani beynini uyku sırasında yayılan THETA beyin dalgasını, günün bir çok süresinde kullanabilme yetisine sahipti.
Peki bu kadar zeki bir insanın Tanrı inanışı nasıldı acaba?
Daha doğrusu Yüce bir Yaratan olduğunu kabul ediyor muydu?
Burada okuyacaklarınızdan sonra en doğru kararı siz vereceksiniz.
Einstein bir söyleşide kendisine yöneltilen '' Tanrı'ya inanıyor musunuz?'' sorusuna bakın nasıl cevap verir.
''Varolan her şeyin uyumlu bir birlikteliğinde ortaya çıkan Tanrı'ya EVET; ama insanların günlük işleriyle ilgilenen cezalandırıcı veya mükafatlandırıcı Tanrı'ya HAYIR.''
Ayrıca önemli sözlerinden biri olan ''Tanrı zar atmaz.'' sözüyle evren de hiç bir tesadüfe yer olmadığını ima etmiştir.Öğrencilik yıllarında bir ders esnasında yaşanan ilginç bir anı'sını da burada dile getirmek isterim ki en önemli Tanrı inancını belirten olaylardan biridir.
Üniversite yıllarında derslerden birinde Profesör öğrencilere ''Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?'' diye sorar. Bir öğrenci ayağa kalkar ve ''Tabi ki O yarattı.'' der.
Profesör cevabın hemen ardından ikinci soruyu sorar. '' Eğer her şeyi Tanrı yarattıysa ve şeytanın varlığını da kabul ediyorsan şeytan'ıda Tanrı yaratmış olmalı. Çalışmalarımızda uyguladığımız kesinleştirme prensibine göre de Tanrı şeytandır.'' der.
Öğrenci bozularak yerine oturur.
Artık profesör kendinden emin tam konu değiştirecekken bir öğrenci ayağa kalkar ve bir soru sormak istediğini söyler.
 Profesör ''Tabi ki sor bakalım.'' der.
Öğrenci, ''Efendim soğuk var mıdır? der.
Prof., ''Elbette vardır.''der.
''Sen hiç üşümedin mi?''diye devam eder.
Öğrenci, ''Aslında fizik kurallarında soğuk yoktur. Realitede soğuk sıcaklığın yokluğudur. Mutlak 0 derece sıcaklığın yokluğudur.'' der.
Ardından, ''Peki efendim karanlık var mıdır?'' diye sorar.
Prof., ''Tabi ki vardır .''der.
Öğrenci ''Yine yanıldınız efendim. Karanlık yoktur. Realitede karanlık ışığın yokluğudur. Işığı ölçersiniz fakat karanlığı ışığa göre ölçersiniz.Tek başına karanlık hiç bir şeydir.'' der.
Profesör dayak yemiş nakavt olacak hale gelmiş boksöre dönmüştür.
Daha tam olarak kendine gelemezken öğrenci son bir sorusu olduğunu söyler.
''Efendim şeytan var mıdır?'' der.
Profesör biraz endişeli olarak ''Bildiğim kadarıyla evet.'' der, kısık bir sesle.
Öğrenci alaylı bir gülümsemeyle, ''Şeytan da yoktur, efendim.''der.
Şeytan Tanrı'nın yokluğudur. Aynen karanlık ve soğuk gibi o da sadece bir illüzyondur Sıcağın
gelmediği yerden gelen soğuk, ışığın gelmediği yerde oluşan karanlık gibi Tanrı inancının olmadığı
yerde deneyimlenen korku ve acı'da  şeytan'dır.'' der öğrenci.
Bu öğrencinin adı ALBERT EINSTEIN'dır.
Herkesin ateist olarak bildiği bu insan tam aksine Tanrı inancıyla dolu  Tanrı'yı değil, Tanrı'nın yaratmiş olduğu mucizevi evreni sorgulayan ve araştıran bir fizikçidir. Kuantum fiziği ile uğraşan her insanın  Tanrı'nın Muhteşemliği karşısında şaşkınlıktan gözleri kamaşır.
Ve son olarak bu harika adamın dilini çıkardığı fotoğrafında gençlere yönelik çok önemli bir sözü vardır,
''Eğer bizden daha adil, barışçıl ve daha sorumlu olmazsanız sizi şeytan alsın.''der.
Kısacası Tanrı'yı yok sayarsanız başınıza geleceklere katlanın imasında bulunur.

Artık zaman çok değişti. Beyninizi THETA düzeyine çekebilme teknikleri ile sizde bir EINSTEIN olabilirsiniz. Bu tekniklere sahip olmak için blog ana sayfayı gözden geçirin. Orada detaylara ulaşabilirsiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme