Bugün sizlerle beyinde bulunan ve bilimin asıl işlevinin ne olduğunun yeni yeni farkına vardığı bir salgı bezinin önemini paylaşacağım.
Bu bezelye büyüklüğünde ki organ beynin hemen hemen tam ortasında bulunan EPİFİZ SALGI BEZİ.
Bu bez aynı zamanda salgıldığı dimetiltritamin molekülünden dolayıRUH MOLEKÜLÜ ve RUHUN KAPISI olarak da anılır.
Uzun zamanlardan beri körelmiş ve hiç bir bir fonksiyonu olmadığı sanılan bu salgı bezi aslında insan bedeninin kuantum yani eterik düzeyle olan bağlantısını sağlar. İnsan beninin sezgisel gücü bu bezin salgıladığı DMT miktarıyla düz orantılıdır.
Şimdi gelelim en önemli noktaya!
Nasıl ki insan bedenini hastalandığında ilaçla tedavisine karşı çıkıyorsam, bu salgının da bazı bilinçsizce paylaşılan uyuşturucu ihtiva eden bitkilerle salgılanması fikrinede son derece karşıyım.
TEKRAR EDİYORUM İÇİNDE DMT BULUNAN BİTKİLERİN SOLUNUM YOLUYLA ALINIP
EPİFİZ BEZİNİN AKTİVE OLMASI SON DERECE ZARARLIDIR.
Çünkü bu işlem ANCAK ve SADECE ZİHİNSEL BAZI ÇALIŞMALAR SONUCU AKTİVE EDİLMELİDİR.
Bu çok önemlidir!
Zihnin eğitilmesiyle yapılan çalışmalar ÜÇÜNCÜ GÖZ olarak bilinen alnımızın ortasındaki çakrayı aktive eder ki o da bizim kuantum düzeyi ile olan bağımızı sağlar.
DMT molekülü MELATONİN hormonuyla eşzamanlı olarak derin uyku sırasında bilhassa rüya görürken salgılanır ve bedenin titreşimsel düzeyini artırarak eterik düzeye geçişi kolaylaştırır.
Rüyalar alemi aslında kuantum düzeyde gerçekleşir. Orada zaman ve fizik yasaları işlemez. DMT bu alemlere geçiş için salgılanır ve beden moleküllerinin titreşim hızını artırır.
Herkes tarafından bilinen önemli düşünürlerden Descartes bile insanda ruh ve bedenin birbirine dokunduğu tek noktanın beyindeki epifiz bezi olduğunu söyler.
Bu salgının insan bedeni için bu derece önem taşımasının henüz yeni yeni bilinmesi ve insan bilincinin genişlemeye başladığı bu dönemlere denk gelmiş olması epey düşündürücü.
Uzun zamandan beri insan bilinci bazı kesimlerce bilinçli olarak köreltildi. Fakat artık bu yeni dönem
titreşim açısından çok yüksek. Bundan dolayı o eski bilinç yapısı yerini yeni bir titreşimsel düzeye bırakıyor.
Yukarıda önemini vurgulamaya çalıştığım bu salgı bezi sadece zihinsel çalışmalar sonucu aktive edilmelidir.
Yalan yanlış bilgilerle ayinlerde kullanılan otlarla falan epifiz bezini aktive etmeye çalışmak beyindeki sağlıklı hücreleri yok etmekten başka bir işe yaramaz.
Tabii ki bu zihinsel çalışmalar sonucu DMT salgılanmasını bilinçli olarak kontrol altına almanın sihirli bir değneğe sahip olmak gibi bir mucizevi işlem olduğunu da vurgulamam gerekir...
ONLINE veya YÜZYÜZE Seans/Eğitimler ve Anında Dönüşüm Teknikler Seti (pdf) için: yesilpinar333@gmail.com
25 Nisan 2015 Cumartesi
18 Nisan 2015 Cumartesi
ŞİMDİ! Tam zamanı...
Sürekli ŞİMDİ zaman dilimi içinde yaşamanın zamanı deyip durduk fakat o bilgi de ara boyut düzeyde DOĞRUYDU. Artık geçiş sürecinde olduğumuz bu düzeyde gerçekliğini yeni bir realiteye bırakmakta.
Peki iyi hoş da GERÇEK nasıl bu kadar çabuk doğruluğunu yitiriyor. GERÇEK sadece içinde bulunduğummuz algı alanında ki düzeyin gerçeğidir.
HER BOYUTUN GERÇEĞİ VE SONUCUNUN DOĞURDUĞU NEDENLERİ FARKLIDIR.
Her titreşim frekansında GERÇEK ve SONUÇLAR o düzeyde ki DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN sonuçlarına göre kendi titreşimine uygun nedenlerini doğurur.
Mesela Nostrodamus yaşadığı realitenin bulunduğu titreşimde kendi kehanetlerinde yanılmadı. O boyut onun önceden sezdiği tüm sonuçları yaşadı. Fakat biz o boyut içindeki deneyime değil sadece farkındalığına sahibiz. Dolayısıyla onun her öngördüğü sonucu yaşamamız gerekmedi. Çünkü o bilginin farkındaydık.
Öyleyse şimdi ki boyutun DOĞRUSU ne?
Doğru sonuç his ve duygularımıza uyan titreşime göre sürekli kaygan bir zeminde hareket eder gibi değişmektedir.
Bulunduğumuz frekansın içinde ŞİMDİ'yi deneyimleyemeyiz. Algı alanımız ve bilincimiz genişledikçe ŞİMDİ'nin ötesine geçeriz.
Yani sadece VAROLUŞU yaşarız.
Diğer bir ifadeyle, bizim AN içinde yaşadığımızı sandığımız olay ve kişiler onları algıladığımız ŞİMDİ zamanından önce vardırlar.
Biz olmuş olanın farkındalığını yaşamaya başladığımız an tüm olayların sonucunun bizim seçimimizle oluştuğunu anlamaya başlarız.
Biz kader kurbanı rolünden geleceğini kendi kontrolüne alan rolüne geçeriz.
GEÇMİŞ HATIRALARIMIZ, ŞU AN DENEYİMLEDİKLERİMİZ VE DENEYİMLEYECEKLERİMİZ AN'DAN ÖNCE OLUŞMUŞTUR.
Biz olasılık olarak bekleyen olmuş olanı seçip yaşıyoruz.
Tüm yaşayacaklarımız zaten yaşanmış ve bizim algımıza göre yaşanacak olup bizim bir sonra atacağımız adıma göre şekilleniyor.
İşte GELECEK kadar GEÇMİŞİ DE değiştirme şansına sahibiz...
Peki iyi hoş da GERÇEK nasıl bu kadar çabuk doğruluğunu yitiriyor. GERÇEK sadece içinde bulunduğummuz algı alanında ki düzeyin gerçeğidir.
HER BOYUTUN GERÇEĞİ VE SONUCUNUN DOĞURDUĞU NEDENLERİ FARKLIDIR.
Her titreşim frekansında GERÇEK ve SONUÇLAR o düzeyde ki DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN sonuçlarına göre kendi titreşimine uygun nedenlerini doğurur.
Mesela Nostrodamus yaşadığı realitenin bulunduğu titreşimde kendi kehanetlerinde yanılmadı. O boyut onun önceden sezdiği tüm sonuçları yaşadı. Fakat biz o boyut içindeki deneyime değil sadece farkındalığına sahibiz. Dolayısıyla onun her öngördüğü sonucu yaşamamız gerekmedi. Çünkü o bilginin farkındaydık.
Öyleyse şimdi ki boyutun DOĞRUSU ne?
Doğru sonuç his ve duygularımıza uyan titreşime göre sürekli kaygan bir zeminde hareket eder gibi değişmektedir.
Bulunduğumuz frekansın içinde ŞİMDİ'yi deneyimleyemeyiz. Algı alanımız ve bilincimiz genişledikçe ŞİMDİ'nin ötesine geçeriz.
Yani sadece VAROLUŞU yaşarız.
Diğer bir ifadeyle, bizim AN içinde yaşadığımızı sandığımız olay ve kişiler onları algıladığımız ŞİMDİ zamanından önce vardırlar.
Biz olmuş olanın farkındalığını yaşamaya başladığımız an tüm olayların sonucunun bizim seçimimizle oluştuğunu anlamaya başlarız.
Biz kader kurbanı rolünden geleceğini kendi kontrolüne alan rolüne geçeriz.
GEÇMİŞ HATIRALARIMIZ, ŞU AN DENEYİMLEDİKLERİMİZ VE DENEYİMLEYECEKLERİMİZ AN'DAN ÖNCE OLUŞMUŞTUR.
Biz olasılık olarak bekleyen olmuş olanı seçip yaşıyoruz.
Tüm yaşayacaklarımız zaten yaşanmış ve bizim algımıza göre yaşanacak olup bizim bir sonra atacağımız adıma göre şekilleniyor.
İşte GELECEK kadar GEÇMİŞİ DE değiştirme şansına sahibiz...
12 Mart 2015 Perşembe
REALİTE BÜKÜLEBİLİR Mİ?
Bunca yıldır üzerinde çalıştığım kuantum fiziği algı alanımın içine girdiğinden bugüne benim için sonsuz bir yolculuğun kapıları ardına kadar açıldı.
Öyle ki, bilinçaltımın derinliğinin dış dünyada kullandığım ve tüm yaşamımızı yöneten Beta bilincimizden kat be kat daha etkili olduğunu görüp onu daha fazla kullanmaya başladıkça, dış realitemin an be an değiştiğini görmek çok ama çok heyecan verici.
Öyle ki, bilinçaltımın derinliğinin dış dünyada kullandığım ve tüm yaşamımızı yöneten Beta bilincimizden kat be kat daha etkili olduğunu görüp onu daha fazla kullanmaya başladıkça, dış realitemin an be an değiştiğini görmek çok ama çok heyecan verici.
23 Ocak 2015 Cuma
ASTIM - MİGREN - KISIR DÖNGÜ
Beden meridyen ve çakralarında sıkışıp kalmış olan enerji birikimlerini yaptığımız bireysel çalışmayla tamamen dengeleyip bedene yansıyan belirtileri ortadan kaldırıyoruz. Bu çalışma için
RANDEVU günlük 3 kişi ile sınırlıdır.
533 523 8350
RANDEVU günlük 3 kişi ile sınırlıdır.
533 523 8350
19 Ocak 2015 Pazartesi
ÜÇÜNCÜ GÖZ VE EPİFİZ BEZİ!!!
Sevgili arkadaşlar 21 aralık çarşamba günü beyindeki gizemli EPİFİZ BEZİ ile DNA AKTİVASYON çalışmamız vardır. Bu çalışma bireysel yapılacaktır. Bu çalışma sonucunda gizli ve etkisiz kalmış olan epifiz salgı bezinizin aslında bedeninize nasıl bir etki yarattığını keşfedecek ve tüm hücre, DNA ve kromozomlarınız aktive edilecektir. Bunun sonucunda nasıl bir deneyim yaşamaya başlayacağınızı kendinizin şahit olmanızı istiyorum.
RANDEVU: 533 523 8350
RANDEVU: 533 523 8350
14 Ocak 2015 Çarşamba
ALTERNATİF TIB VEYA ENERJİ TIBBI NEDİR?
Bireysel seanslarıma gelen arkadaşların çoğunda gözlemlediğim endişe ve şüpheleri gidermek adına bu çalışmaların nasıl sonuç verdiğini daha açık ve net bir şekilde anlatmaya çalışacağım.
Öncelikle modern tıb ile enerji tıbbı birbirinden ayrılan değil, birbirinden ayrılmaz iki parçadır.
Bunu sakın aklınızdan çıkarmayın!
Birde sakın ola ki almakta olduğunuz herhangi bir ilaç veya tıbbi müdahale varsa
KESİNLİKLE bırakmayınız.
Benim çalışmalarım bu modern tıbbı güçlü bir şekilde destekleyen ek bir yoldur. Bu çalışmaların YAN ETKİSİ veya MODERN TIBBI engelleyici hiç bir tarafı YOKTUR. Tamamen beden direncinizi güçlendirici bir etkisi vardır. Bu hissi zaten seanslara katılan arkadaşlar söylemektedir. Moralleri bir anda %100 artmakta ve hayata bakış açıları olumlu yönde değişerek iyileşme yolunda bir anda hız kazanmaktadırlar.
Her canlı veya cansız ne varsa enerjiden meydana geldiğini şüphesiz kimse inkar edemeyeceğine göre yaptığım BEDEN ENERJİ MERİDYENLERİNDEKİ TIKANMIŞ VE DENGESİ BOZULMUŞ ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜ sağlamamla beden rahatsız olduğu her neyse o dengesizliği gidermeye başlıyor. Tüm olan biten bedenin enerji bedenle bir olduğunu tekrar anımsamasıdır. Dünyanın bir çok ülkesinde özellikle uzak doğu ülkelerinde yüzyıllardır kullanılan bedenin akupunktur noktalarına yapılan iğneli dokunuşlar yerine yeni versiyonunda parmak uçları kullanılarak yapılıyor. Bu metot Amerika'da birçok tıb doktorları tarafından bile uygulanmaktadır. BUNA EK OLARAK BEYNİMİZİN SAĞ LOBUNU KULLANMAYI ÖĞRENEREK DE BU ENERJİ NOKTALARINDA Kİ DENGELENME ÇOK HIZLI BİR SONUÇ VERMEKTEDİR.
Zannedersem yaptığım çalışmalara bir nebze de olsa açıklık getirmişimdir. Önemli nokta süreklilik ve pratiktir.
Öncelikle modern tıb ile enerji tıbbı birbirinden ayrılan değil, birbirinden ayrılmaz iki parçadır.
Bunu sakın aklınızdan çıkarmayın!
Birde sakın ola ki almakta olduğunuz herhangi bir ilaç veya tıbbi müdahale varsa
KESİNLİKLE bırakmayınız.
Benim çalışmalarım bu modern tıbbı güçlü bir şekilde destekleyen ek bir yoldur. Bu çalışmaların YAN ETKİSİ veya MODERN TIBBI engelleyici hiç bir tarafı YOKTUR. Tamamen beden direncinizi güçlendirici bir etkisi vardır. Bu hissi zaten seanslara katılan arkadaşlar söylemektedir. Moralleri bir anda %100 artmakta ve hayata bakış açıları olumlu yönde değişerek iyileşme yolunda bir anda hız kazanmaktadırlar.
Her canlı veya cansız ne varsa enerjiden meydana geldiğini şüphesiz kimse inkar edemeyeceğine göre yaptığım BEDEN ENERJİ MERİDYENLERİNDEKİ TIKANMIŞ VE DENGESİ BOZULMUŞ ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜ sağlamamla beden rahatsız olduğu her neyse o dengesizliği gidermeye başlıyor. Tüm olan biten bedenin enerji bedenle bir olduğunu tekrar anımsamasıdır. Dünyanın bir çok ülkesinde özellikle uzak doğu ülkelerinde yüzyıllardır kullanılan bedenin akupunktur noktalarına yapılan iğneli dokunuşlar yerine yeni versiyonunda parmak uçları kullanılarak yapılıyor. Bu metot Amerika'da birçok tıb doktorları tarafından bile uygulanmaktadır. BUNA EK OLARAK BEYNİMİZİN SAĞ LOBUNU KULLANMAYI ÖĞRENEREK DE BU ENERJİ NOKTALARINDA Kİ DENGELENME ÇOK HIZLI BİR SONUÇ VERMEKTEDİR.
Zannedersem yaptığım çalışmalara bir nebze de olsa açıklık getirmişimdir. Önemli nokta süreklilik ve pratiktir.
13 Ocak 2015 Salı
THETA ŞİFA SEANSI
14 ocak 2015 çarşamba günü bireysel THETA ŞİFA seansımız vardır. Seanslar bireysel olduğu için 5 kişiyi aşan rezervasyonlar başka güne kalır.
Bilgi için : 533 523 8350
Bilgi için : 533 523 8350
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Tuncay YEŞİLPINAR /Kuantum Düşünce Kitapları YAZARI / Master Eğitmen 1962 yılı İzmir doğumludur. Lise dönemini İzmir'de ...
-
1- Kitap 1 ''Uyum Mucizesi'' Oluşum sürecinde ki asıl mesele kuantum düzeyde bekleyen sonsuz olasılıkların farkına varı...
-
Daha önce paylaştığım Theta333 enerjisiyle ilgili inanılmaz olumlu geri bildirimler almıştım. 333 'ün anlamı Zihin - Beden - Ruh ( ...
