8 Ocak 2015 Perşembe

THETA ÇALIŞMASIYLA ŞİFA!

Şifanın gerçekleşmesinde ki SON NOKTAYA varmak belli aşamaları deneyimlemekten geçiyor. Eğer arada olması gereken tek bir engeli atlayıp diğerine geçmeye çalıştığınızda o bilgiyi algılamanıza ve anlamanıza izin verilmiyor.
İnsanlığın şimdiye dek gösterdiği ruhsal varoluş gelişimi beynin kullanılan sol lobuyla sınırlı kaldı. Ancak bu sınırlamaları beyninizin  kullanılamayan sağ lobunu kullanmaya başladığınızda atlama imkanınız doğuyor. Bı kısmı kullanmayı öğrenmek de başlı başına uzun bir süre alıyor. Her gelişimin yavaş yavaş ve sindire sindire olmak zorunda olduğunu ancak öğrendim.
35 yılı aşkın bir süredir çalışmalarımın anladığım kadarıyla gelinen en son noktasına vardığımı düşündüğüm her zaman karşıma daha derinlere açılan bir kapı daha çıkıyor.
YÜCE YARADANA TAM ANLAMIYLA ULAŞMANIN YOLU DÜŞÜNCEDEN DEĞİL KESKİN İNANCIN DOĞURDUĞU HİS YOLUYLA OLUYOR BU DA ANCAK BEDENİMİZİN KOMUTA MERKEZİNİN SAĞ KISMINI KULLANMAKTAN GEÇİYOR.
Kullanım kılavuzu belli aşamaların sonucu berraklığını ortaya çıkarıyor. Tüm dinlerin Kutsal Kitapları da ancak insanlığın belli bir bilinç seviyesine gelişiyle  tam anlamıyla anlaşılabilecek.
Tüm varoluş ancak belli bir seviyeden sonra anlam kazanacak.
2015 yılı benim açımdan varoluşun şifrelerinden birini daha çözmemde yeni bir başlangıç sınırı oldu.
Artık ŞİFA yolunda niyet ve dualarımın sonucunun YARADAN'ın huzurunda şahitliğini yapmama izin verildiğini gördüm. İlk denememde biraz tedirgin ve huzursuz olmam çok doğaldı. Biliyordum ki
istediğim ŞİFA dileği uzun zamanlardır alıştığım tabiri caizse mektup kutusuna mektup bırakmaktan öte artık anında birebir bulunulan bir dilek dileme oluyordu. Bu alışılmışın dışında farklı bir duyguydu. ŞİFANIN GERÇEKLEŞMESİ şifayı vermeye çalıştığım kişinin gerçekten yürekten verdiği izniyle olabiliyordu. Eğer ŞİFA gerçekleşmiyorsa bu onun gerçek niyetinin o rahatsızlığı deneyimlemek olduğunu ortaya koyuyordu. Kişilerin rahatsızlıklarında gerçek niyetinin ŞİFANIN anında gerçekleşmesi olduğunu da benim onu şifalandırmak istemem değil onun beni bulup bu dileğinin gerçekleşmesini istemesiyle oluyordu.
BU BİLGİ ÇOK ÖNEMLİ!
ŞİFA her ne olursa olsun bu kişinin yaşamında düzeltmek istediği bir konu,  bir durum veya bedensel bir rahatsızlığın şifası olabilir, kişi kendi özgür iradesiyle karar verdiği istek ve niyet doğrultusunda bir şifa çağrısında bulunduğu zaman GERÇEKLEŞİYOR.
Yakın akraba ve dostlarımla ilgili ŞİFA çalışmalarımda bu gerçeği gördüm.
ŞİFA ZORLA VERİLMİYOR ANCAK ÇAĞRI VE GERÇEK BİR İSTEK SONUCUNDA ALINIYOR.
Karşımda herhangi bir rahatsızlığı olan  birini görüp  dayanamayıp şifa verme iç güdüsünde bulunduğum zaman ancak gerçekten onun bu ıstırap ve acıyı bırakma niyetinde olmasını bilmem
gerekiyor.
MAALESEF KARŞILIKSIZ  SADECE KENDİ İSTEK VE NİYETİMLE ŞİFA GERÇEKLEŞMİYOR...
BU DA ÖZGÜR İRADENİN GÜCÜNÜ GÖSTERİYOR.

30 Aralık 2014 Salı

2014 DERTLER ÇÖPE - 2015 SAĞLIK VE BOLLUK YÜKLE

2014 yılının son günü tüm dertlerini ve sıkıntılarını bilinçaltından atmak isteyen ve yeni yılın niyetlendiğ i gibi geçmesini isteyenler 31 ARALIK 2014 çarşamba günü bireysel seansa katılabilirler.

YENİ BİR BAŞLANGIÇ İÇİN GEÇ KALMADINIZ...

BİLGİ VE REZERVASYON İÇİN: 533 523 8350

23 Aralık 2014 Salı

EFT VE THETA İYİLEŞME!


Projektörden perdeye yansıyan deneyimlerde bir an gelir kendinizi de içinde bulur ve yolunuzu kaybedersiniz. O perdenin derinliğinde tekrar yansımayı yapan kaynağın bilincinde olarak orada bulunmak çok zordur. Yansıyan sizin GERÇEKLİĞİNİZ haline gelir ve siz manevi ve fiziki rahatsızlıklarınızı o gerçekliğin içinde çözmeye çalışırsınız.  


BU İMKANSIZDIR!

peki, sizce bu kökten çözüm müdür?

21 Aralık 2014 Pazar

EMOTIONAL FREEDOM TECHNIQUE İLE BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ

Haftanın her günü bilinçaltı temizliği çalışmamız vardır.
BİLGİ VE RANDEVU İÇİN: 533 523 83 50

16 Aralık 2014 Salı

EFT BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ - ANINDA ETKİ

17 MART 2014 Çarşamba günü saat 13:00 ile 17:00 arası 3 ayrı seans bilinçaltı temizliği ile anında etki çalışmamız vardır. Katılmak isteyenler cep telefonumdan ulaşabilirler.

9 Aralık 2014 Salı

ARTIK OLDUĞU GİBİ KABUL ETME!!!

Bu holografik dünya bizler tarafından öyle derinden olduğu  kabul edilmiş ki kendi oyunumuza yenik düşmüşüz. Sanki kuvvetli bir uyku  hapı alıp derin bir uykuya  dalmışız ve gördüğümüz rüyanın içinde adeta kaybolmuşuz.
Kimileri diyor ki sen bak yaşamana  niye bu kadar varlığını sorguluyorsun.
İşte sorun da burada!
Bizim asıl amacımız başkalarının fikir ve deneyimlerinin kabul ettiği sonuçları değilde kendi düşünce ve deneyimlerimizin sonuçlarını yaşamak olsa çok daha MUHTEŞEM olmazmıydı.
Başarılı insanlara bakın!
Örneğin Albert Einstein, Steve Jobs ve daha birçokları kendi düşünce ve inançlarının sonuçlarını her birimize kabul ettirmişler. Biz tüm geçmiş zamanlarda yaşamış bilimadamlarının ulaşmış olduğu sonuçları  mutlak bilgi olarak olduğu gibi kabullenmişiz.
Herbirimiz kendi dünyamızın senaristleriyiz.
O zaman neden başkalarının empoze ettiği bilgilerin doğrultusunda uykuya dalmışız?
Tonlarca ağırlıkta ki gemilerin su üzerinde durabilmelerini suyun kaldırma kuvvetine bağlamış, uçakların havada uçabilmelerini bize öğretildiği gibi kabul etmişiz. Gezegenlerin boşlukta durmalarını çekim kuvveti deyip olayı klıfına uydurmuşuz. Yaşadığınız ortamda biraz etrafınıza dikkat verin bakın ne garip olaylar yaşıyoruz. Fakat her olan biteni olduğu gibi kabul etmişiz.
Saçma sapan küçücük olay ve kişilere takılıp kendi duygu, düşünce ve enerjimizi boşa harcayıp tüm olan bitenin kendi iç dünyamızın dışa yansıması olduğunu unutup,  senaryosunu yazdığımız filmin içine dalıp,  kendimizi kurtaracak başka bir senarist bekliyoruz.
Artık uyanmaya çalışan BEN uyan artık!
Hala hızla giden aracın içinde hiç bir yere dokunmadan havada duran sineğin bile nasıl oluyorda sağa sola savrulmadığını çok doğal karşılayıp kılıfına uydurup uyanmamak adına görelilik teorisine bağlıyoruz.
Üzerinde yaşadığımız dünyanın ve içinde bulunduğu güneş sisteminin son sürat hareket halinde
olduğunu ve enerjiden  başka bir şey olmadığını görmezden gelip günlük küçücük sorunlarla kendi
benliğimizide  bu küçücük sorunların bir parçası yapmışız.
Artık her birimiz kendi dünyamızın kuralını koymaya ve kendi dünyamızı içinde huzurla savaşlardan, hastalıklardan uzak yaşayabileceğimiz bir cennet haline dönüştürme gücüne sahip olduğumuzu görmeliyiz.
Aksi taktirde kendi dünyamızın tüm sorumluluğunu ve gücünü sadece bizim şekillendirdiğimiz diğerlerine bırakırız ki şu an yaşadığımız dünya budur.

2 Aralık 2014 Salı

ALPHA (alfa)THETA (teta) DÜZEYİNDE YAŞAM!

Doğru zaman geldiğinde hazır olduğunuz tüm bilgiler bir bir gözünüzün önüne serilir. Bazı bilgilere çok açsınızdır, fakat karşılaştığınızda onları bir türlü sindiremezsiniz. İşte insan bilinci bu şekilde genişleme gösterir. Bilinç olarak hazır olduğunuzda o bilgiler o kadar anlaşılır olur ki bunu neden daha önce anlayamadığınızı ve dolayısıyla neden ilginizi çekmediğine şaşırırsınız. Çünkü henüz HAZIR değilsinizdir.
Şimdi şöyle bir yeni YAŞAM şeklimize hazır olup olmadığımıza bir göz atalım.
Hepimiz doğduğumuz da ilk 7 yaşımıza kadar beynimizi teta düzeyinde kullanırız. Yani mantık açısından sorgulamaz ve yargılamadan her öğrendiğimizi sağ beyin yarıküremizle sindiririz. Aynı zamanda sol tarafıda kullandığımız için her bilgiyi çok çabuk kavrarız. Bu yüzden çocuklara kesinlikle 7 yaşına kadar verebildiğiniz tüm önemli bilgileri vermeniz de fayda vardır. 7 yaş ile 14 yaş arası beynimiz holografik yaşamın etkisinden dolayı yavaş yavaş ALFA düzeyine kayar ve sonraki dönemler malum tüm dünyanın geldiği NOKTA ki STRES DOLU BETA DÜZEYİ...
Fakat sevindirici nokta şu ki ALFA ve TETA düzeyine tekrar geçebilme şansımız var. Dünyada ki başarılı insanlar yaptıkları her iş de beyinlerinin her iki yarıküresini kullanan yani ALFA ve TETA düzeyinde çalışan insanlardır. Bu unuttuğumuz beynimizin sağ yarımküresi aslında sol beynimizin yaşadığı fiziksel dünyanın temelinin atıldığı yerdir. Bu kısmı bilinçli kullanmak ve fiziksel dünyamızın temelini istek ve niyetlerimiz doğrultusunda atmak nasıl olurdu bir düşünün.
EVET BU MÜMKÜN!
Artık beynimizin sağ tarafının dizginlerini elimize almanın ZAMANI geldi.
ÖNÜMÜZDE Kİ DÜNYA İNSANOĞLUNUN BEYNİNİN HER İKİ TARAFINIDA EŞİT KULLANDĞI BİR DÜNYA OLACAK, DAHA DOĞRUSU BÖYLE OLMAK ZORUNDA...
Bu eşit kullanım olmadığı müddetçe dünyada ki KAOS, SAVAŞLAR ve HASTALIKLAR bitmez.
Bu eşit kullanımı öğrenmek ve hayatınıza uygulamak o kadar kolay olmasa da belli bir uygulama ve eğitimden sonra çok rutin ve eğlenceli bir şekil halini alır.
Verdiğim ALFA - TETA düzeyi çalışmalarımdan çok olumlu sonuçlar alıyorum. Kişiler unutulmuş bu sağ beyin çalışmalarında sanki uzun yıllardan sonra kaybettikleri bir yetiyi tekrardan kazanmanın mutluluğunu yaşıyorlar.
BU İNANILMAZ MUCİZEVİ BİR DENEYİM...

MANİFEST MEDİTASYONU