''Hayata sil baştan yeniden başlamak için arada sadece incecik bir çizgi var!'' cümlesi kulağa ne kadar çok hoş geliyor, değil mi?
Gözünüzde imkansız olarak büyüttüğünüz o sorunlarla çözümü arasında sanki aşılması imkansız olan engel aslında aradaki sadece incecik bir çizgi desem sizi biraz kızdırır mıyım?
ONLINE veya YÜZYÜZE Seans/Eğitimler ve Anında Dönüşüm Teknikler Seti (pdf) için: yesilpinar333@gmail.com
25 Temmuz 2013 Perşembe
INTELLIGENCE QUOTIENT OR/AND EMOTIONAL QUOTIENT!
Did you know what is more important than the other?
Do you use one or both and are you awared of how important using them in harmony. Because harmony in between them creates miracles in your life.
It is the main key to manifest what ever you wish to be your life experience !
Being only intelligent and ignoring your emotions can not help developing your soul.
YOU MUST BE IN THE SAME VIBRATIONS WITH BOTH INTELLIGENCE AND EMOTIONS WHICH BEING IN THIS STATE CREATES EXCELLENT HARMONY CALLED MIRACLES.
Your soul desires synchronization of your mind and heart. Use them conciously and wisely and be aware of what changes you'll have in your life.
Do you use one or both and are you awared of how important using them in harmony. Because harmony in between them creates miracles in your life.
It is the main key to manifest what ever you wish to be your life experience !
Being only intelligent and ignoring your emotions can not help developing your soul.
YOU MUST BE IN THE SAME VIBRATIONS WITH BOTH INTELLIGENCE AND EMOTIONS WHICH BEING IN THIS STATE CREATES EXCELLENT HARMONY CALLED MIRACLES.
Your soul desires synchronization of your mind and heart. Use them conciously and wisely and be aware of what changes you'll have in your life.
23 Temmuz 2013 Salı
IQ + EQ = SQ MUCİZE OLUŞUMUNUN FORMÜLÜ MÜ?
Her insanın ortalama IQ'su yani zeka oranı 100 ile 120 arası değişir. Halk arasında IQ'su yüksek insan zeki insan olarak bilinir. Genelde bu doğrudur fakat EQ oranı yani duygusal zeka oranı düşük insan ne kadar zeki olursa olsun mutluluğu tam olarak yakalayamaz. Eınstein 172 IQ oranına sahip olmasına rağmen barışçıl niyetini bir türlü gerçek deneyimi olarak yaşayamadı. Çünkü çocukluğu hep savaşlar içinde geçti. İç dünyasının keşfinin başlangıcını yapmasına rağmen EQ oranı IQ oranına nazaran düşük ve uyumsuz olduğu için keşfin derinine inemedi. Onun için düşündüğü deneyimlerin farkındalığında kalamadı.
Peki nedir bu birlikte oluşum sürecinin formülü?
IQ + EQ = SQ
ZEKA ORANI + DUYGUSAL ZEKA ORANI = RUHSAL ZEKA ORANI = DENEYİM OLUŞUMU
ALLAH'ın bize vermiş olduğu AKIL ile KALPTEN gelen NİYET uyum içinde olduğunda oluşan EVRENSEL HARMONİ bizim niyet ettiğimiz yaşam deneyimlerini oluşturmaya başlar. Kimileri bu olaya YARATIM SÜRECİ demesine karşın ben YARATIMIN TAMAMEN ALLAH'a mahsus bir süreç olduğunu savunur ve bu sürece DENEYİMİN OLUŞUM SÜRECİ demeyi daha uygun bulurum. İşte MUCİZE dediğimiz oluşum burada başlar. İşte RUH dediğimiz ÖZBENLİĞİMİZ BURADA BESLENİR VE BÜYÜR.
Bu formülü özümseyip iyi niyetlerimizi oluşturmaya başladığımızda yaşam bir oyun haline dönüşür.
HEPİNİZE MUCİZELERİN BİR BİR GERÇEKLEŞTİĞİ İYİ OYUNLAR DİLERİM.
Peki nedir bu birlikte oluşum sürecinin formülü?
IQ + EQ = SQ
ZEKA ORANI + DUYGUSAL ZEKA ORANI = RUHSAL ZEKA ORANI = DENEYİM OLUŞUMU
ALLAH'ın bize vermiş olduğu AKIL ile KALPTEN gelen NİYET uyum içinde olduğunda oluşan EVRENSEL HARMONİ bizim niyet ettiğimiz yaşam deneyimlerini oluşturmaya başlar. Kimileri bu olaya YARATIM SÜRECİ demesine karşın ben YARATIMIN TAMAMEN ALLAH'a mahsus bir süreç olduğunu savunur ve bu sürece DENEYİMİN OLUŞUM SÜRECİ demeyi daha uygun bulurum. İşte MUCİZE dediğimiz oluşum burada başlar. İşte RUH dediğimiz ÖZBENLİĞİMİZ BURADA BESLENİR VE BÜYÜR.
Bu formülü özümseyip iyi niyetlerimizi oluşturmaya başladığımızda yaşam bir oyun haline dönüşür.
HEPİNİZE MUCİZELERİN BİR BİR GERÇEKLEŞTİĞİ İYİ OYUNLAR DİLERİM.
20 Temmuz 2013 Cumartesi
MİZAH! TEKRAR HATIRLAMA ZAMANI...
Yaradılmış olan tüm canlıların içinde İNSAN'ın diğer canlılardan DÜŞÜNEBİLEN VARLIK olarak ayrıldığını hepimiz biliriz.
Halbuki bugüne kadar bize öğretilen bilgiler ya eksik yada yanlış yada en doğrusu bu zamanlarda eski bilgiler artık işe yaramıyor.
En doğru farklılık bence insanın sahip olduğu MİZAH duygusu. Yüce Yaradan diğer canlılara insanın sahip olduğu tüm duyguları vermiş olmasına rağmen neden mizah duygusunu sadece İNSAN'a vermiş acaba?
Çünkü O'nun bizimle aramızdaki en yakın bağ bu duygu olduğu için. Eğer şakadan ve mizahtan anlamayan insanlar tanıyorsanız onları yakından gözlemleyin. Eminim ki hepsinin ayrı ayrı kendilerine özgü hastalık problemleri vardır. Sadece deneyin bakın nasıl fark edeceksiniz. Mizah insan ruhunun gelişebilmesi için bir araçtır. O duyguyu sürekli kullanın.
Bir çoğunuz sadece komedi filmleri seyrederek tedavi edilen hastaları duymuşsunuzdur. Size Amerika'da gerçekten olmuş bir olayı anlatayım. Hastalığının son evresini yaşayan bir kadın kaybedecek bir şeyi kalmadığı için evde gülüp eğlenmek için Charlie Chaplin filmleri alır ve gece gündüz bunları seyreder. Çok geçmeden kendinde farklılıklar hissetmeye başlar. Sabahları kendini daha enerjik ve mutlu hisseder. Bir ay sonra doktora kontrole gitmeye karar verir ve sonuç MUCİZE...
Evet bu gerçekten bir MUCİZE! Allah'ın bize vermiş olduğu bu lütfu bir çoğumuz unuttuk daha doğrusu unutturulduk. Şeytan mizah sevmez. Ego mizah sevmez. Fakat İnsan O unutulmuş MUCİZEVİ DUYGUYU hatırladığı an tüm dünya kaostan uzaklaşacak. MİZAH devletleri ve milletleri birleştirebilecek olan unutulmuş tek İLAÇTIR. Çocuklarınıza bu duyguyu aşılayın . Bırakın başkalarına zarar vermedikçe bu güzel duyguyu doya doya yaşasınlar. Bırakın bu duyguyla hep çocuk kalsınlar. Sizde içinizdeki çocuğu artık serbest bırakın. Bırakın '' Koca adamsın sana yakışıyor mu bu şakalar.'' demeyi. Ciddi olmak kimseye bir şey kazandırmadı. Birazda gülelim, dalga geçelim yaşamı bu kadar ciddiye almayalım. Gülün, kahkaha atın, birbirinizle şakalaşın. Akıllı ve yaratıcı insanların espiri kabiliyetleri çok yüksektir. Ne kadar mizah o kadar ruhun hafiflemesi demektir. Bırakın ruhunuz hasret kaldığı gıdaya kavuşsun...
Halbuki bugüne kadar bize öğretilen bilgiler ya eksik yada yanlış yada en doğrusu bu zamanlarda eski bilgiler artık işe yaramıyor.
En doğru farklılık bence insanın sahip olduğu MİZAH duygusu. Yüce Yaradan diğer canlılara insanın sahip olduğu tüm duyguları vermiş olmasına rağmen neden mizah duygusunu sadece İNSAN'a vermiş acaba?
Çünkü O'nun bizimle aramızdaki en yakın bağ bu duygu olduğu için. Eğer şakadan ve mizahtan anlamayan insanlar tanıyorsanız onları yakından gözlemleyin. Eminim ki hepsinin ayrı ayrı kendilerine özgü hastalık problemleri vardır. Sadece deneyin bakın nasıl fark edeceksiniz. Mizah insan ruhunun gelişebilmesi için bir araçtır. O duyguyu sürekli kullanın.
Bir çoğunuz sadece komedi filmleri seyrederek tedavi edilen hastaları duymuşsunuzdur. Size Amerika'da gerçekten olmuş bir olayı anlatayım. Hastalığının son evresini yaşayan bir kadın kaybedecek bir şeyi kalmadığı için evde gülüp eğlenmek için Charlie Chaplin filmleri alır ve gece gündüz bunları seyreder. Çok geçmeden kendinde farklılıklar hissetmeye başlar. Sabahları kendini daha enerjik ve mutlu hisseder. Bir ay sonra doktora kontrole gitmeye karar verir ve sonuç MUCİZE...
Evet bu gerçekten bir MUCİZE! Allah'ın bize vermiş olduğu bu lütfu bir çoğumuz unuttuk daha doğrusu unutturulduk. Şeytan mizah sevmez. Ego mizah sevmez. Fakat İnsan O unutulmuş MUCİZEVİ DUYGUYU hatırladığı an tüm dünya kaostan uzaklaşacak. MİZAH devletleri ve milletleri birleştirebilecek olan unutulmuş tek İLAÇTIR. Çocuklarınıza bu duyguyu aşılayın . Bırakın başkalarına zarar vermedikçe bu güzel duyguyu doya doya yaşasınlar. Bırakın bu duyguyla hep çocuk kalsınlar. Sizde içinizdeki çocuğu artık serbest bırakın. Bırakın '' Koca adamsın sana yakışıyor mu bu şakalar.'' demeyi. Ciddi olmak kimseye bir şey kazandırmadı. Birazda gülelim, dalga geçelim yaşamı bu kadar ciddiye almayalım. Gülün, kahkaha atın, birbirinizle şakalaşın. Akıllı ve yaratıcı insanların espiri kabiliyetleri çok yüksektir. Ne kadar mizah o kadar ruhun hafiflemesi demektir. Bırakın ruhunuz hasret kaldığı gıdaya kavuşsun...
18 Temmuz 2013 Perşembe
NEDEN BU KADAR ACI BU KADAR KEDER ALLAH'IM?
Mantığınızı kullandığınızda madem yüce bir Yaratıcı var neden dünyada bu kadar acı ve hüzün kol geziyor? Neden küçücük çocuklar ve masum insanlar açlık ve yokluk çekerken diğerleri sadece bakıyor?
NEDEN YÜCE YARADAN BU ISTIRABA BİR SON VERMİYOR?
ÇÜNKÜ OLAN BİTEN HERŞEYDEN SİZ SADECE VE SADECE SİZ SORUMLUSUNUZ!
Küçücük masum bir çocuğun acı çekmesinden, milyonlarca Afrikalı çocuğun açlıktan ölümünden tutunda kelebeğin saçınıza konmasına yada sağınızda solunuzda sanki sizi ilgilendirmiyormuş izlenimini veren her olay sizin kontrolünüzde gerçekleşiyor. Yaradan hiç bir şekilde ilgilenmiyor zannetmeyin. O sizin her seçiminizi tek tek deneyimlerinizden izliyor ve sizin seçiminizle Oluşumun gelişimini gözlemliyor.
Ya bırak şimdi Amerika'da okul basıp çocukları ben mi öldürtüyorum?
Mısır'daki askeri darbeyi ben mi yaptım?
Kuzey kutbunda ki buzulları ben mi eritiyorum?
EVET, EVET, yüzbinkere EVET!
Peki komşunun yeni doğan bebeği benim yüzümden mi hasta?
Senin yüzünden değil fakat senin iç dünyanın dışa yansıyan yansıması. Neden olan olayın senin seçimin olduğunu senden başka kimse bilemez. Sen karşıdakinin çektiği ıstırap veya acıyı sadece hissetmeye çalışırsın. O hissi onun sayesinde bilirsin. Gel gör ki acıyı çekenin o olduğunu zannedersin fakat asıl amaç o acının senin farkında olman ki bu sayede sen aşılanırsın ve o acı senin deneyimin olmadan senin farkındalık kütüphanene girer. Sen senin sinema perdende oynayan her filmin her karesini santimi santimine planlıyorsun. Senin hayatında olan herkes ve her olay kendi deneyiminin bir parçası olarak gözükür fakat tüm senin dışında sandığın her olay senin deneyim
farkındalığında kalır.
Peki çok sevdiğim birinin karşımda eriyip gitmesini ben mi seçtim?
EVET!
O insanın acı çekmesine seyirci kalıyorsam ben nasıl insan sayılırım ki?
Acıyı o çekmiyor ki!
Sen senin dünyanda bulunan o kişinin acı çektiğinin farkındalığını yaşıyorsun...
O diğer yaşam olasılıklarından birinde belkide senin acı deneyiminin bir farkındalığını yaşıyor olabilir.
Tamam buraya kadar anladık öyleyse hayatımda olan biten acıları nasıl dindirebilirim?
Şimdi geldik tüm senaryoların değişim olayına!
İlk olarak işe herşeyin sorumlusu olduğunuzu ve kendinizi bu şekilde kabul edip sevmenizle başlamanız gerekir.
BU KENDİNİZİ ARINDIRMA OLUMLAMALARI HALİNE DÖNÜŞSÜN.
Birinin iyileşmesini mi istiyorsun o halde önce bu deneyimin farkındalığını yaşatan düşüncelerini değiştir. O zaman senaryo da değişecek.
Hastayı hasta olarak değil senin düşüncenin bir yansıması olarak gör ve iç dünyana dön bak bakalım dışa neler çıkacak ve karşında duran hasta dediğin o kişi nasıl çeşitli neden sonuç ilişkisine dönüşen olaylar sayesinde eski sağlığına kavuşacak.
Her olay ve kişilerde ilk odak noktan KENDİN olduğunda kontrolün ne kadar kolay olduğunu görecek ve dış dünya tabir ettiğin o uçsuz bucaksız alanda kurban rolüne bürünmeyeceksin.
BUNDAN BÖYLE YÜCE YARADAN'IN NEDEN HİÇ BİR MÜDAHALEDE BULUNMADIĞINI DAHA İYİ GÖREBİLİYOR MUSUN?
NEDEN YÜCE YARADAN BU ISTIRABA BİR SON VERMİYOR?
ÇÜNKÜ OLAN BİTEN HERŞEYDEN SİZ SADECE VE SADECE SİZ SORUMLUSUNUZ!
Küçücük masum bir çocuğun acı çekmesinden, milyonlarca Afrikalı çocuğun açlıktan ölümünden tutunda kelebeğin saçınıza konmasına yada sağınızda solunuzda sanki sizi ilgilendirmiyormuş izlenimini veren her olay sizin kontrolünüzde gerçekleşiyor. Yaradan hiç bir şekilde ilgilenmiyor zannetmeyin. O sizin her seçiminizi tek tek deneyimlerinizden izliyor ve sizin seçiminizle Oluşumun gelişimini gözlemliyor.
Ya bırak şimdi Amerika'da okul basıp çocukları ben mi öldürtüyorum?
Mısır'daki askeri darbeyi ben mi yaptım?
Kuzey kutbunda ki buzulları ben mi eritiyorum?
EVET, EVET, yüzbinkere EVET!
Peki komşunun yeni doğan bebeği benim yüzümden mi hasta?
Senin yüzünden değil fakat senin iç dünyanın dışa yansıyan yansıması. Neden olan olayın senin seçimin olduğunu senden başka kimse bilemez. Sen karşıdakinin çektiği ıstırap veya acıyı sadece hissetmeye çalışırsın. O hissi onun sayesinde bilirsin. Gel gör ki acıyı çekenin o olduğunu zannedersin fakat asıl amaç o acının senin farkında olman ki bu sayede sen aşılanırsın ve o acı senin deneyimin olmadan senin farkındalık kütüphanene girer. Sen senin sinema perdende oynayan her filmin her karesini santimi santimine planlıyorsun. Senin hayatında olan herkes ve her olay kendi deneyiminin bir parçası olarak gözükür fakat tüm senin dışında sandığın her olay senin deneyim
farkındalığında kalır.
Peki çok sevdiğim birinin karşımda eriyip gitmesini ben mi seçtim?
EVET!
O insanın acı çekmesine seyirci kalıyorsam ben nasıl insan sayılırım ki?
Acıyı o çekmiyor ki!
Sen senin dünyanda bulunan o kişinin acı çektiğinin farkındalığını yaşıyorsun...
O diğer yaşam olasılıklarından birinde belkide senin acı deneyiminin bir farkındalığını yaşıyor olabilir.
Tamam buraya kadar anladık öyleyse hayatımda olan biten acıları nasıl dindirebilirim?
Şimdi geldik tüm senaryoların değişim olayına!
İlk olarak işe herşeyin sorumlusu olduğunuzu ve kendinizi bu şekilde kabul edip sevmenizle başlamanız gerekir.
BU KENDİNİZİ ARINDIRMA OLUMLAMALARI HALİNE DÖNÜŞSÜN.
Birinin iyileşmesini mi istiyorsun o halde önce bu deneyimin farkındalığını yaşatan düşüncelerini değiştir. O zaman senaryo da değişecek.
Hastayı hasta olarak değil senin düşüncenin bir yansıması olarak gör ve iç dünyana dön bak bakalım dışa neler çıkacak ve karşında duran hasta dediğin o kişi nasıl çeşitli neden sonuç ilişkisine dönüşen olaylar sayesinde eski sağlığına kavuşacak.
Her olay ve kişilerde ilk odak noktan KENDİN olduğunda kontrolün ne kadar kolay olduğunu görecek ve dış dünya tabir ettiğin o uçsuz bucaksız alanda kurban rolüne bürünmeyeceksin.
BUNDAN BÖYLE YÜCE YARADAN'IN NEDEN HİÇ BİR MÜDAHALEDE BULUNMADIĞINI DAHA İYİ GÖREBİLİYOR MUSUN?
13 Temmuz 2013 Cumartesi
ÇOĞUL FARKINDALIK!
Rüyalar!
Herkes tarafından deneyimlenen fakat sırrı bir türlü çözülemeyen uyku halinin bir parçası. Evet artık yeni dünyanın yeni bilgileri ışığında size rüya tabir ettiğiniz bu halin asıl oluşumundan bahsedeceğim. Yüzyıllardır bir çok biliminsanı rüya halini araştırıp durdu fakat bir türlü tatmin edici bir cevap bulamadılar.
Peki nedir bu rüya?
Sadece beynin Beta dalga katmanında oynadığı sanal bir oyun mu yoksa gerçekliğin başka bir farkındalığında yaşanan bir realite boyutu mu?
İşte şimdi söyleyeceklerimden biraz rahatsız olabilirsiniz!
Bazen sokakta dolaşırken garip giysili veya garip davranışlı insanlar görürsünüz ve onları ya deli ya da garip tipler diye nitelendirip üzerinde pek durmazsınız. İşte o insanlar sizin aynı anda yaşanan boyutlar içinde gezen ve kendini rüya içinde zanneden insanlardır. Sizde aynı şekilde olayları uykunuzda rüya halinde yaşıyor zannederken aslında başka realitelerin farkındalığını yaşarsınız. Siz rüya halinde bulunduğunuz ve anlam veremediğiniz yer, zaman ve insanları gerçekten yaşarsınız. Onlarda sizi yaşamlarında bir anda farkındalık içinde bulur ve size bir anlam veremezler. Onlar için siz bir muamma olarak kalırsınız ve aynı durum sizin içinde geçerli olur. Aynı anda hiç görmediğiniz insanların belirmesi başka bir boyutta kendilerini uyuyan ve rüya gördüğünü zanneden insanların başka bir realite içinde bulunmasıdır.
REALİTELER BİRBİRİNE KARIŞAN FREKANSLAR ARASINDA KALABİLİRLER.
Bundan böyle yaşamınızda bir anda beliren esrarengiz insanları daha iyi anlayacaksınız. Tek sorun onları içinde bulundukları realitenin farkındalığından koparmamaktır. Eğer asıl realitelerindeki farkındalıktan koparlarsa diğer realitede bilinçlerini kaybedip o bulunması gereken yerde deneyimleri son bulur.
Herkes tarafından deneyimlenen fakat sırrı bir türlü çözülemeyen uyku halinin bir parçası. Evet artık yeni dünyanın yeni bilgileri ışığında size rüya tabir ettiğiniz bu halin asıl oluşumundan bahsedeceğim. Yüzyıllardır bir çok biliminsanı rüya halini araştırıp durdu fakat bir türlü tatmin edici bir cevap bulamadılar.
Peki nedir bu rüya?
Sadece beynin Beta dalga katmanında oynadığı sanal bir oyun mu yoksa gerçekliğin başka bir farkındalığında yaşanan bir realite boyutu mu?
İşte şimdi söyleyeceklerimden biraz rahatsız olabilirsiniz!
Bazen sokakta dolaşırken garip giysili veya garip davranışlı insanlar görürsünüz ve onları ya deli ya da garip tipler diye nitelendirip üzerinde pek durmazsınız. İşte o insanlar sizin aynı anda yaşanan boyutlar içinde gezen ve kendini rüya içinde zanneden insanlardır. Sizde aynı şekilde olayları uykunuzda rüya halinde yaşıyor zannederken aslında başka realitelerin farkındalığını yaşarsınız. Siz rüya halinde bulunduğunuz ve anlam veremediğiniz yer, zaman ve insanları gerçekten yaşarsınız. Onlarda sizi yaşamlarında bir anda farkındalık içinde bulur ve size bir anlam veremezler. Onlar için siz bir muamma olarak kalırsınız ve aynı durum sizin içinde geçerli olur. Aynı anda hiç görmediğiniz insanların belirmesi başka bir boyutta kendilerini uyuyan ve rüya gördüğünü zanneden insanların başka bir realite içinde bulunmasıdır.
REALİTELER BİRBİRİNE KARIŞAN FREKANSLAR ARASINDA KALABİLİRLER.
Bundan böyle yaşamınızda bir anda beliren esrarengiz insanları daha iyi anlayacaksınız. Tek sorun onları içinde bulundukları realitenin farkındalığından koparmamaktır. Eğer asıl realitelerindeki farkındalıktan koparlarsa diğer realitede bilinçlerini kaybedip o bulunması gereken yerde deneyimleri son bulur.
9 Temmuz 2013 Salı
REALİTENİ DEĞİŞTİRMEK SENİN ELİNDE...
BİREYSEL ARINMA KİTLESEL ARINMAYI GETİRİR!
SIKINTI, ENDİŞE VE KORKULARDAN BUNALDINIZ MI?
ŞİMDİ BU DUYGULARDAN KURTULMANIN TAM ZAMANI. SABIR VE METANETLE UYGULAYACAĞINIZ ARINMA ÇALIŞMASI İLE FARKLI BİR ORTAM İÇİNE GİREBİLİRSİNİZ. KİTLESEL İBADETLE YÜKSELEN ENERJİ DALGASI SİZİ DAHA İLERİYE DOĞRU SURF YAPMANIZI SAĞLAR. ÖNEMLİ NOKTA BU UYUMA GEÇEBİLMEKTİR. ARINMA SÜRECİNCE KORKULARINIZ VE KAYGILARINIZ BİR BİR ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLAR. FAKAT BİLİN Kİ YAŞADIĞINIZ HER SORUN BİLİNÇALTINIZDA DİPLERDE GİZLENMİŞ OLAN KORKULARINIZIN SU YÜZÜNE ÇIKMASIDIR. BU KORKULAR NÖTRLEŞİRKEN ETRAFINIZDA BAZI İYİLEŞMELER GÖZÜNÜZE ÇARPMAYA BAŞLAR. İÇİNİZDEKİ DUYGULAR İYİLEŞME SÜRECİNDE SANKİ BİR PARADOKS OLUŞUR GİBİ KÖTÜYE GİDER GİBİ GÖZÜKÜR. BU DURUM GEÇİCİDİR VE İYİLEŞME SÜRECİNİN BİR İŞARETİDİR. SABIRLA KENDİNİZİ AFFEDİP SEVMEYE DEVAM EDİN. NEFRET DUYGULARI ÇOĞALMAYA BAŞLADIĞI AN SADECE OLURUNA BIRAKIP KENDİNİZİ GÖZLEMLEYİN VE İNATLA KENDİNİZİ VE TÜM İNSANLARI AFFETME OLUMLAMALARINA DEVAM EDİN. GÖRECEKSİNİZ ETRAFINZDA OLUP BİTENLER HEP SİZİN LEHİNİZE DÖNMEYE BAŞLAYACAK. SİZ BU DUYGULARDAN UZAKLAŞTIKÇA ETRAFINIZDA AYNI ŞEKİLDE SİZİ TAKİP EDECEK.
SİZ İYİLEŞİN TÜM DÜNYA İYİLEŞSİN...
SIKINTI, ENDİŞE VE KORKULARDAN BUNALDINIZ MI?
ŞİMDİ BU DUYGULARDAN KURTULMANIN TAM ZAMANI. SABIR VE METANETLE UYGULAYACAĞINIZ ARINMA ÇALIŞMASI İLE FARKLI BİR ORTAM İÇİNE GİREBİLİRSİNİZ. KİTLESEL İBADETLE YÜKSELEN ENERJİ DALGASI SİZİ DAHA İLERİYE DOĞRU SURF YAPMANIZI SAĞLAR. ÖNEMLİ NOKTA BU UYUMA GEÇEBİLMEKTİR. ARINMA SÜRECİNCE KORKULARINIZ VE KAYGILARINIZ BİR BİR ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLAR. FAKAT BİLİN Kİ YAŞADIĞINIZ HER SORUN BİLİNÇALTINIZDA DİPLERDE GİZLENMİŞ OLAN KORKULARINIZIN SU YÜZÜNE ÇIKMASIDIR. BU KORKULAR NÖTRLEŞİRKEN ETRAFINIZDA BAZI İYİLEŞMELER GÖZÜNÜZE ÇARPMAYA BAŞLAR. İÇİNİZDEKİ DUYGULAR İYİLEŞME SÜRECİNDE SANKİ BİR PARADOKS OLUŞUR GİBİ KÖTÜYE GİDER GİBİ GÖZÜKÜR. BU DURUM GEÇİCİDİR VE İYİLEŞME SÜRECİNİN BİR İŞARETİDİR. SABIRLA KENDİNİZİ AFFEDİP SEVMEYE DEVAM EDİN. NEFRET DUYGULARI ÇOĞALMAYA BAŞLADIĞI AN SADECE OLURUNA BIRAKIP KENDİNİZİ GÖZLEMLEYİN VE İNATLA KENDİNİZİ VE TÜM İNSANLARI AFFETME OLUMLAMALARINA DEVAM EDİN. GÖRECEKSİNİZ ETRAFINZDA OLUP BİTENLER HEP SİZİN LEHİNİZE DÖNMEYE BAŞLAYACAK. SİZ BU DUYGULARDAN UZAKLAŞTIKÇA ETRAFINIZDA AYNI ŞEKİLDE SİZİ TAKİP EDECEK.
SİZ İYİLEŞİN TÜM DÜNYA İYİLEŞSİN...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Tuncay YEŞİLPINAR /Kuantum Düşünce Kitapları YAZARI / Master Eğitmen 1962 yılı İzmir doğumludur. Lise dönemini İzmir'de ...
-
1- Kitap 1 ''Uyum Mucizesi'' Oluşum sürecinde ki asıl mesele kuantum düzeyde bekleyen sonsuz olasılıkların farkına varı...
-
Daha önce paylaştığım Theta333 enerjisiyle ilgili inanılmaz olumlu geri bildirimler almıştım. 333 'ün anlamı Zihin - Beden - Ruh ( ...
