19 Kasım 2017 Pazar

Bu Gerçekten Korkutucu! Su İle Yaptığım DENEY...

Biliyorsunuz, Dr. Masaru Emoto adlı bir bilim insanı suyun moleküler yapısını incelemiş ve düşüncelerimize tepki verdiğini duyurmuştu.
Bu su moleküllerinin insan duygu ve düşüncelerine göre yapısının inanılmaz bir değişim gösterdiğini çekmiş olduğu fotoğraflarla kanıtlayıp tüm dünyanın suya olan bakış açısını derinden sarsmıştı.
Dünyanın ve ne tesadüf ki insan bedeninin de %70 oranında sudan oluştuğunu da biliyoruz.
Geçenlerde yapmış olduğum bir deney de bana bazı endişelerimin doğru olduğunu kanıtlamış oldu.
Su molekülleri ısıtıldığında molekülleri hızlanır ve buhar yani farklı titreşim frekansına geçer.
Bu durumun tam tersi, suyun molekülleri soğuğa maruz kaldığında yavaşlar ve su buza dönerek frekansı değişir.


Emoto'nun yapmış olduğu deneylerde de görüldüğü gibi ben de 2 bardak su aldım ve 3 gün boyunca birine sevgi ile güzel duygu ve olumlu düşüncelerimi ilettim diğerine ise zor da olsa kendimi zorlayıp biraz olsun öfke ve olumsuz düşüncelerimi iletmeye çalıştım.
Dördüncü gün suyun ikisini de tattım ve aralarında inanılmaz bir tat farkı olduğuna tanık oldum.
Bu benim inanmış olduğum bir şartlanma olamazdı.
Ama yine de neden olduğunu söylemeden bir başka kişiye suları tattırdım ve inanılmaz sonucu ondan da aldım.
Şimdi, bu durumda farkında bile olmadan yağmurlu havalarda ıslanabiliyoruz.
Bu yağmuru getiren bulutlar hangi ülkelerden buharlaşan sularla  oluştuğunu da bilemeyiz.
Bu durumda o bulutun ihtiva ettiği insan bilincini ayırmamıza imkan yok.
Peki bu bulutlar savaşan bir ülkenin üzerinden bize doğru aldığı bu öfke ve nefret dolu moleküler yapıyı üzerimize bıraktığında ve bu su bizlerin denizlerine, göllerine ve nehirlerine dolarken ve oradan yeraltı sularına oradan da  bizlerin içme suyuna karışıyor.
Gelin görün ki bizler ve hatta bu dünya nasıl bu hale geliyor diye kendi kendimize soruyoruz.
Peki bu işlemin bir kısım kötü niyetli güçler tarafından da kullanıldığını varsayarsak istediğiniz kadar güçlü silahlarınız olsun, bilinçleriniz ele geçirilmeye başlandığı sürece hiç bir güce sahip değilsinizdir.
Tüm bedeninizin sudan oluşan moleküler yapısını değiştirmeye başlayan bu döngü istediğiniz kadar uğraşın sizi içten içe yenmiştir bile.
Sonuç olarak bizler nasıl korunabiliriz?
Kendi bilinç yapımız bir manyetik alana sahip.
Kalpten yaydığımız elektriksel güç alanı beynin yaydığı elektriksel güç alanından tam 100.000 kez daha güçlü.
Kalbin yaydığı manyetik alan ise beynin yaydığı manyetik alandan 5000 kez güçlü.
İşte her birimiz böyle bir güce sahibiz.
Bilin dışı zihnimizi kontrol etmeyi öğrendiğimizde kalbimizin his ve duygularla yaydığı elektriksel ve manyetik alanı yönlendirebiliriz.
İşte size panzehir!!!
Tüm bedenin moleküler yapısının maruz kaldığı bu görünmez saldırıdan kalp gücümüzü kullanarak nötrleştirme gücüne sahibiz.
Tek yapmamız gereken her zaman söylediğim gibi yapabileceğimiz en büyük yatırım kendi benliğimize yapacağımız yatırımdır.
Böylelikle hala her bir sağlıklı bilincin oluşturduğu yepyeni bir dünya oluşturabiliriz.

2 yorum:

  1. hocam aynısını bitkilerde denediğinizde güzel dilekler söylenen canlanıyor diğeri kuruyor

    YanıtlayınSil