10 Nisan 2014 Perşembe

GÖZ KIRPMASI!

Tüm Varoluş Büyük Patlamayla (mı )başladı.
Bu açıklamayı yaptığınız an ZAMAN ve MEKAN sizin realiteniz olur. Çünkü bir başlangıç ve son arayışı içinde olan insan kendisine düz bir çizgi çizmiş ve onun üzerinde bir serüvene başlamıştır. Doğum ve ölüm realitesinin başlangıcı ve sonudur.
Şimdi yukarıda yazdıklarımı tamamen yok sayın. Size alşılagelmiş bilgilerden çok ama çok farklı bir açıklama getiricem. Çok değişik bir bilinç uyumlanması ile oluşan bu yeni frekans senkronizasyonu sizi sarsabilir.
Haydi başlayalım öyleyse!
Tüm realitelerin aynı an ve mekanda bulunduğu TÜM MÜKEMMEL DÜZEN BİR AN İÇİNDE OLDU VE SONSUZLUĞA DOĞRU DÜZENSİZLİK BAŞLADI. 

BU ORTAYA ÇIKIŞ TIPKI BİR GÖZ KIRPMASI GİBİ BİR ANDA OLDU.

HER AN VE HER MEKANDA SİZİN SONSUZ SAYIDA Kİ VERSİYONLARINIZ SONSUZA DEK ORADA.
Kaybolan ve giden hiç bir oluşum yok. Sadece belli frekans aralıklarında ki realitelerin titreşim hızına orantılı farkındalık var ki o da her bir GERÇEKLİĞİ oluşturuor.

Peki doğuyoruz, büyüyoruz ve ölüyoruz. Oradan nereye gidiyoruz?
HİÇ BİR YERE!
Sadece bu realitede kendimize hazırladığımız en mükemmel ( CENNET Mİ? Cehennem mi?) halimizin bulunduğu realiteye UYANIYORUZ.

Hoppala peki ölenin ruhu geldiğinde bu nasıl oluyor?

Her bir titreşim frekans aralığında o frekansa uyumlanan her varlık materalize oluyor fakat bir üst titreşimden uyumlanamayan enerji materalize olamadığı için sen, ben onu göremiyor sadece hissedebiliyor olabiliriz ki bu da uzak bir iddia. Giden diğer realitede ki farkındalığına geçiyor ve sen ya da her kimse onun yanında olabilir veya olmayabilir bu o realite içinde ki plana bağlı.
Sonuç olarak kimse bir yere gitmiyor. 
Her varlık orada ve sonsuza dek orada. 
 


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme