21 Mayıs 2024 Salı

HAZIR OL! TÜM BİLDİKLERİN Mİ SENİ YOKSA SEN Mİ TÜM BİLDİKLERİNİ OLDURUYORSUN?



Size bir kötü bir de iyi haber vereceğim. 
Önce kötüsünü verelim!

Şimdi yaşadığınız realiteyi değiştirmeniz imkansızdır.


Çünkü içinde bulunduğunuz realite boyutu sizin titreşimsel olarak uyumlandığınız frekans boyutu olduğundan rezonansa girdiğiniz her atomaltı parçacık bir forma bürünür. 
Bu kütlesel frekans deneyimini sadece düşünsel titreşimin yardımıyla değiştiremezsiniz.
Birbirlerine etki edemezler. 
Sürekli kendi içinde birbirine bağlı olarak uyumlanmalar yaratırlar ve karşınıza aynı olay ve kişilerin farklı farklı versiyonları çıkar. 
Bu durum kendini besleyerek öylece güçlenir ve artık değişmez kaderiniz olarak sürüp gider.

Siz değiştirmek için elinizden gelen her çalışmayı yaparsınız ve sahip olduğunuz beklenti duygusu onları daha da besler, endişe ve kaygılarınız  realitenizin değişmemesi için etrafına setler çeker ve siz tam ortada hangi tarafa döneceğinizi bile kestiremezsiniz. 
Hiç farkında bile olmadan sanki ateşe sürekli benzin döktüğünüzü bile anlamaz hale gelirsiniz.

Gelelim iyi habere!

Şimdi yaşadığınız realite sizin şartlandırılmış algınıza göre değişemez gibi gözükse de aslında o mutlak ve değişemez değildir. 

Mutlak bir gerçeklik YOKTUR.

Gerçeklik sadece atom altı düzeyde gözlenlenebilir ve ölçülebilir olduğunda gerçekliktir. 
Bunlar dışında sadece sonsuz potansiyel olasılık hallerinden biri olup, durağan olarak sizin onları gözlemleyip harekete geçirmenizi bekler.
Diğer bir ifadeyle, karşınızda farklı frekansta uyumlanmayı bekleyen sınırsız sayıda olasılık halleriniz beklemektedir. 
Siz onlara his ve duygularınız yoluyla beden titreşim frekansınızı uyumlamadıkça onlar orada öylece tepkisiz ve etkisiz beklerler. 
Uyumlanmak içinde tüm duyularınızın aynı harmoni içinde bulunması yani tüm duyularınız aynı odaklanma derecesinde bulunmalıdır.

Sadece görsel olarak çok iyi ve uzun süreli  uyumlanmak yeterli olmaz. 
Görsel, işitsel, kinestetik, kokusal ve tatsal olarak tam anlamıyla uyumdan bahsediyorum. 
Bu uyumlanma, insana içine doğmuş hissi veren bir %100 emin olma bilinç halidir.
Sonuçtan öyle eminsinizdir ki o sonucu doğuran nedenleri dahi takip edemezsiniz. 
Çünkü nedenlerin keyfini çıkartır gözünüz sonuçtan başka bir şey görmez.
Dolayısıyla ortada ne bir gerçeklik ne de bir hayal vardır.
Tüm gerçeklik sizin onu gözlenlenebilir duruma getirmenizden kaynaklanır.

Bugünkü yazımı bir Tao hikayesiyle sonlandırmak istiyorum!
Chuang Tzu rüyasında kelebek olduğunu görür. 
Uyanır ve kendisine rüyasında kelebek olduğunu gören Chuang Tzu mu? yoksa rüyasında Chuang Tzu olduğunu gören bir kelebek mi olduğunu sorar.

Hangi gerçeklik doğrudur.

Sizde kendinize bu soruyu sorun.
Yaşadığınız gerçekliği siz mi yaratıp değişemez olarak görüyorsunuz yoksa o gerçeklik mi sizi yaratıyor ve diğer versiyonlarınız oralarda bir yerlerde sizin onlara dikkatinizi verip aktive etmenizi mi bekliyorlar.

Kararı siz verin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder