Oluşumun gözler önüne serilişinde açığa çıkan titreşimin sonsuz sayıdaki frekanslara ayrılırken birleştiği tek ortak senkronizasyon MÜZİKTİR. İnsan çok boyutlu bir varlık olduğu için aynı anda bir çok titreşim frekansına uyumlanmaya çalışmaktadır. Ana Titreşim frekansında bulunurken bireysel bilinç olarak görsel uyumlanma ile kütle kazanmış formları, işitsel uyumlanma ile sesleri ve dokunsal uyumlanma ile kütlelerin özelliklerini algılamaya çalışır. Müzik o kadar etkili bir enerjidir ki sizin titreşim frekansınıza etkisi çok güçlüdür. İşte bu yüzden dinlediğiniz müzik çeşidine çok dikkat edin. Mesela sizin moralinizi düşüren şarkılara pek yanaşmayın. Çünkü farkında olmadan beden titreşiminiz düşer ve aklınızın ucuna bile gelmeyen olaylarla karşılaşmaya başlarsınız. Ben her zaman dinlediğim şarkının bedenimdeki etkisini gözlemlerim. Eğer beni huzursuz ediyorsa hemen frekans değiştiririm. Dünyada müzik yoluyla insanlar etki altında bırakılıp bilinçaltına çeşitli gizli mesajlar yükleniyor.
Bu konuda uyanık olun ve sizi rahatsız eden seslerden uzak durun...
ONLINE veya YÜZYÜZE Seans/Eğitimler ve Anında Dönüşüm Teknikler Seti (pdf) için: yesilpinar333@gmail.com
30 Ocak 2013 Çarşamba
27 Ocak 2013 Pazar
BİRDE BUNU DENEYİN!
Bir önceki yazımda zihinden okumayla ilgili paylaştığım yöntemi bu defa kendi kendimize yapacağımız olumlamalara uygulayacağız. Mesela şimdi sağlıkla ilgili bir olumlama yapalım.
Eğer sürekli yorgunluk hissediyorsanız kendinize yapacağınız '''ben capcanlı enerji doluyum.'' olumlamasını mırıldanmadan sadece zihinsel imgeleme yoluyla yani zihninizde bir platformun üzerindeki yazıyı okuyormuş gibi uygulayın. Bu belli aralıklarla yapacağınız çalışmayı gün sonunda uykuya dalmadan önceki ve uyandıktan sonraki dakikalarda yaparsanız çok daha şaşırtıcı sonuçlar alırsınız. Bu arada söylemiş olduğum bu yöntem anlattığım gibi çok basit olmayabilir. Göreceksiniz ki diliniz sabit durmaya çalıştıkça siz zorlanacaksınız. Fakat sürekli pratik yaptıkça işlem gitgide kolaylaşacak.
Denemenizde fayda vardır diyorum...
Eğer sürekli yorgunluk hissediyorsanız kendinize yapacağınız '''ben capcanlı enerji doluyum.'' olumlamasını mırıldanmadan sadece zihinsel imgeleme yoluyla yani zihninizde bir platformun üzerindeki yazıyı okuyormuş gibi uygulayın. Bu belli aralıklarla yapacağınız çalışmayı gün sonunda uykuya dalmadan önceki ve uyandıktan sonraki dakikalarda yaparsanız çok daha şaşırtıcı sonuçlar alırsınız. Bu arada söylemiş olduğum bu yöntem anlattığım gibi çok basit olmayabilir. Göreceksiniz ki diliniz sabit durmaya çalıştıkça siz zorlanacaksınız. Fakat sürekli pratik yaptıkça işlem gitgide kolaylaşacak.
Denemenizde fayda vardır diyorum...
26 Ocak 2013 Cumartesi
ÇOK ETKİLİ BİR TEZAHÜR YÖNTEMİ...
Bu yöntem tamamen bana ait olup tam anlamıyla yapıldığında şaşırtıcı sonuçlar alacağınızdan hiç şüphem yok. En azından ben şahsen mükemmel sonuçlar alıyorum. Şimdi elinize bir kitap veya dergi alın ve okumaya başlayın. Okurken gözlerinizle mi yoksa dudaklarınızı oynatarak mı okuyorsunuz?
Diğer bir deyişle içinizden mırıldanıyor musunuz? Bu okuma eylemini Tamamen zihninizle okuyabiliyor musunuz? Kendinizi iyice gözlemleyin. Diyelim ki dua ediyorsunuz ve mırıldandığınızı farkettiniz. Bu defa zihninizden dua etmeye başlayın. Eğer zihniniz farklı bir düzeyde çalışmıyorsa biraz zorlanabilirsiniz. Başınızda bir ağrı hissi oluşabilir. Çünkü siz fiziksel düzeyde varolmaya programlandınız. Oysa sizden yapmanızı istediğim eylem titreşimsel enerji düzeyinde oluşacak. Bunu başarmaya başladığınızda niyet ve istekler çok daha çabuk kütlesel düzeyde oluşacak.
DENEYİN ve GÖRÜN.
Diğer bir deyişle içinizden mırıldanıyor musunuz? Bu okuma eylemini Tamamen zihninizle okuyabiliyor musunuz? Kendinizi iyice gözlemleyin. Diyelim ki dua ediyorsunuz ve mırıldandığınızı farkettiniz. Bu defa zihninizden dua etmeye başlayın. Eğer zihniniz farklı bir düzeyde çalışmıyorsa biraz zorlanabilirsiniz. Başınızda bir ağrı hissi oluşabilir. Çünkü siz fiziksel düzeyde varolmaya programlandınız. Oysa sizden yapmanızı istediğim eylem titreşimsel enerji düzeyinde oluşacak. Bunu başarmaya başladığınızda niyet ve istekler çok daha çabuk kütlesel düzeyde oluşacak.
DENEYİN ve GÖRÜN.
23 Ocak 2013 Çarşamba
SEDONA YÖNTEMİ
Sedona metodu diye de anılan bu metod Amerika'da uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. İnsan hissettiği duyguları kendi benliği ile özdeşleştirmeye başladığı an artık dizginleri kaptırmış olur. Mesela çok öfkeli olduğunuzda ÖFKE DUYGUSUNU hissediyorum demeyiz. BEN ÖFKELİYİM deriz ya işte o an artık bu duygunun benliğimizin bir parçası olduğunu kabul etmiş oluruz. Şimdi elimize bir cisim alalım. Avucumuz yukarıya bakarken cisim elimizde biz onu bırakmak istemeyinceye kadar durabilir. İşte duygularda aynı biz onları bırakmak isteyinceye kadar bizimle kalırlar. Bunun sonucunda duygularımızın realitemize yansımasıda aynı bu duyguları çağrıştıran gerçeklikler olarak karşımıza çıkar. Şimdi elimizde tuttuğumuz bu cismi avucumuzu yere döndürerek bırakalım ve bizden ayrılıp düşsün. Duygularımızı da böyle serbest bırakırsak onlarda aynı şekilde bizim benliğimizi terkedecektir.
Şimdi şu an hangi sorun bizi rahatsız ediyorsa onu iyice tanımaya çalışalım.Bu sorun bedenimizin neresinde hissediliyor. O kısımda yumruğumuzu sıkalım ve sorunun odağını belirleyelim. Sonra bu sorunu bırakabilir miyiz diye kendimize soralım.
Peki gerçekten onu bırakmak istiyor muyuz?
İstiyorsak ne zaman?
Son olarak yumruğumuzu yavaş yavaş açalım ve bırakalım sorun o bölgeyi terk etsin. Hepsi bu kadar ve çok etkili bir yöntem.
Denemenizi tavsiye ederim...
Dünyanın en etkili 7 Theta Bilinçaltı Tekniklerine sahip olmak için bu bloğun ana sayfasını ziyaret edebilirsiniz...
Dünyanın en etkili 7 Theta Bilinçaltı Tekniklerine sahip olmak için bu bloğun ana sayfasını ziyaret edebilirsiniz...
21 Ocak 2013 Pazartesi
MÜKEMMEL YAŞAM HEPİMİZİN HAKKI!
Esinlenmeler yeniden subatomik düzeyden gelip parmak uçlarımdan bizim yerel realitemize çıkmaya başladı. Bu defa istek ve niyetlerimizi yaşam deneyimlerimize tezahür ettirme üzerine sohbet edeceğiz.
Evet hepimiz mutlu bir yaşam için buradayız. Eğer geçmiş yaşam dediğimiz farkındalıklarımızın varlığını hissedebiliyorsak aynı hataları yapmamak için buradayız. Bize anlatıldığı gibi KUANTUM DÜZEY diye ayrı bir mekan ve ayrı bir zaman yoktur. Tüm bu ayrılık illüzyonu sadece bir algılama meselesidir. TEK BİR YER VE TEK BİR AN VARDIR O DA ŞU AN'DIR. TÜM ÖĞRENDİKLERİMİZ BİZİM GERÇEKLİĞİMİZİ ALGILAMAMIZ İÇİNDİR. Şimdi çok şaşıracağınız bir açıklamada bulunacağım. Egomuz bu iddiaya şiddetle karşı çıkacaktır.
KUANTUM DÜZEY DİĞER BİR DEYİŞLE ENERJİ BOYUTU İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ YERDİR. Bu yüzden tüm istek ve niyetlerimizi anında GERÇEKLEŞTİREBİLİRİZ.
Sadece enerji boyutunda olduğumuzu birebir hissetmemiz gerekir. Eğer bunu başaramıyorsak endişelenmemize gerek yok çünkü bu realitemiz üzerindeki farkındalığımız tam değil demektir.
BU TEZAHÜR İŞLEMİNİ NASIL BAŞARABİLİRİZ?
BU KONUYU İYİCE OLGUNLAŞMASI İÇİN BİRAZ BEKLETMEM GEREKEBİLİR...
14 Ocak 2013 Pazartesi
HAYALET DİYE BİR ŞEY OLAMAZ!
Artık tüm bildikleriniz bir bir altüst oluyor. Çocukluğumuzdan beri her birimiz hayalet denen görünmez varlıklarla korkutulduk. Bilinçsizliğin gölgesinde bilincimizin genişlemesi beklenemezdi. Artık yeni dünya bilgilerine açık olun. Hayalet olamaz. Çünkü eğer siz hayalet gören bir insana inanıyorsanız onun o anda farklı bir boyuta geçmiş olması lazım. O kendi frekansında kalamaz ve dolayısıyla görünmez olur. Aynı şey diğer varlık içinde geçerli. Eğer bizim frekansımıza uyumlandıysa gözlerimiz onu geçerli fiziki görünüme uyarlar. AKSİ OLAMAZ. SES ENERJİSİNİ KULAKLARIMIZ TERCÜME EDER. IŞIK OLARAK GÖZÜKEN DİĞER ENERJİLERİDE FREKANS UYUMUNA GÖRE GÖZLERİMİZ FİZİKİ KONUMUNA UYARLAR.
SONUÇ OLARAK HİÇ BİR VARLIK FLU VEYA SİSLİ BİR GÖRÜNTÜ İÇİNDE BİZİM GÖRÜŞ ALANIMIZA GİREMEZ.
SONUÇ OLARAK HİÇ BİR VARLIK FLU VEYA SİSLİ BİR GÖRÜNTÜ İÇİNDE BİZİM GÖRÜŞ ALANIMIZA GİREMEZ.
11 Ocak 2013 Cuma
KÜLLERİNDEN DOĞUYORSUN!
Bir an gelir artık sorunların altında ezilmeye başlarsın. Dünyada ne kadar dert varsa seni bulur. Elini attığın her iş sana sorun doğurur. ''Aman Tanrım ben ne günah işledim de bunları yaşıyorum?'' demeye başlarsın. Yapmadığın bir şey için suçlanmaya başladığında an gelir o suçu işlemiş gibi hissedersin ya işte sende günahlarının varlığına inanmaya başlarsın. İşte EGO'nun tam da istediği bu! Senin Tanrı'ya olan inancı kırmak ve isyana doğru seni var gücüyle sürüklemek.
İŞTE O NOKTADA DURUN!
Evet tüm olup bitenler senin suçun. Fakat sen kendi dünyanın kaptanı olduğunu unuttuğun için senin dünyanda varettiğin kahramanlar seni kurban etmiş gibi algılamaya başlarsın. UYAN! Kendini sars ve düştüğün bataklıktan seni kurtaracak olanın senden başkası olmadığını hatırla. BU EN BÜYÜK UYANIŞTIR. BU EGO'YA EN BÜYÜK DARBEDİR.
SENDEN BAŞKA HİÇ KİMSE YOK. BU HERKES İÇİN AYNEN BÖYLEDİR. NE BÜYÜK BİR PARADOKS DEĞİL Mİ?
HEM TEK BAŞINA HEM DE HERKESLE BİR...
İŞTE O NOKTADA DURUN!
Evet tüm olup bitenler senin suçun. Fakat sen kendi dünyanın kaptanı olduğunu unuttuğun için senin dünyanda varettiğin kahramanlar seni kurban etmiş gibi algılamaya başlarsın. UYAN! Kendini sars ve düştüğün bataklıktan seni kurtaracak olanın senden başkası olmadığını hatırla. BU EN BÜYÜK UYANIŞTIR. BU EGO'YA EN BÜYÜK DARBEDİR.
SENDEN BAŞKA HİÇ KİMSE YOK. BU HERKES İÇİN AYNEN BÖYLEDİR. NE BÜYÜK BİR PARADOKS DEĞİL Mİ?
HEM TEK BAŞINA HEM DE HERKESLE BİR...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Tuncay YEŞİLPINAR /Kuantum Düşünce Kitapları YAZARI / Master Eğitmen 1962 yılı İzmir doğumludur. Lise dönemini İzmir'de ...
-
1- Kitap 1 ''Uyum Mucizesi'' Oluşum sürecinde ki asıl mesele kuantum düzeyde bekleyen sonsuz olasılıkların farkına varı...
-
Daha önce paylaştığım Theta333 enerjisiyle ilgili inanılmaz olumlu geri bildirimler almıştım. 333 'ün anlamı Zihin - Beden - Ruh ( ...
.jpg)

